Hiç uçurtma uçuramadım belki ama dualar uçurdum gökyüzüne
bir kaç misket verdim cehennemin ellerine...
Şimdi mübarek sandığım dualarım bir amin eşiğinde
uyuyor bütün iyi niyetlerim bir yalan beşiğinde
can perişan siirler uzanmış bekler teneşirde
ömrüm düşerken ellerinden bir vefasızın
Gençliğime batmış bir kıymık
Şimdilerde yine canımı acıtıyor
Kör heveslerim kursağımda kelepçeli
Ne yana dönsem ihtiyar bir hırıltı göğsümde parıldıyor
Bu kaburgamın solunda ki hasrete bıçak dediler ne yana dönsem kanar çocukluğum
Fikrimin derin sularında beni çöllere verdiler
Korkuyorum Ashurena
Bilmediğim yollarda tanımadığım baharların kokusunu tatmaktan
Ulu orta şiir söylemekten
Ve ağlamaktan …
Korkuyorum Ashurena
Tül kanatlı güvercinlerin barış muştularından
Bir kuytuda tecavüze uğrar bütün iyi niyetlerin,
bir bakmışsın orospulaşmış bütün güzel düşüncelerin,
götü başı ayrı oynuyor mutluluğun,
aldırma hayat bu hepimize bi parmak atıp geçiyor,
ağzım bozuk değil benim
yüreğim böyle dolu dolu küfürler eder benim suçum yok ki
Tahtada önlüğünün kenarını parmağına dolamaya çalışan çocuklar kadar utangaç kaldım hayata,
biraz erken yükledim fiyakalı hüzünleri omuzlarıma şimdi abisinden kalan eski kıyafetleri giymek zorunda olan çocuklar kadar küskünüm hayata…
Kaç kuyudan tırnaklarımı kanatarak çıktım,
Bu yüzdendir kuyularda tanır beni, Yusuf da.
Ne el uzatanım oldu ne yarama üfleyenim,
Kendim tuttum kendimi
Yaralarıma üfleyerek öğrendim ıslık çalmasını,
Bu yüzdendir yanlızlığıma denizin ortaklığı...
Kaç kuyudan tırnaklarımı kanatarak çıktım ben,
Bu yüzdendir kutularda tanır beni Yusuf da...
Yaralarıma üfleyerek öğrendim ıslık çalmasını,
Bu yüzden işte yalnızlığıma denizin ortaklığı...
Bir bebeğin doğum çığlığı yankılanır viran şehirde
Sonra adımlar daha bir sert bi o kadarda fiyakalı atılır sokaklarda
Gençlik denen kuş cıvıltısı dolaşınca ıslığa
Bir teneffüs zili aralığında tanışılacaktır ilk aşkla
Bilinmeyecek bu yürek ağrısının ömre kilit vurup bir daha kullanılmayacak hale getireceği…
Tuz ruhu kıvamında yakarken hasret ;
parmak uçlarımda kül,
kirpiklerimde mürekkep
dokunulası bir yalnızlığı resmediyordum suriyeli bir çocuğun gözlerine.. .
Anne duasından nasipsiz
Denize nazır ölmeler düşmüştü kavmine
Seni ve sana dair her şeyi sakladım kaburgamın soluna...
Bu bir mahkumiyettir aslında ben esir düşmüşüm bana
Karanlığın saçlarına ak düşürdüğü anda
Büyülü sesinde kanaryaların vurulmak bir kadına
Aşklaşmak her gizli bakışmada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!