Latif Gökdağ Şiirleri - Şair Latif Gökdağ

Latif Gökdağ

İzleri bağrında doğum lekesi gibi tutan cılga
Yıllarca şu dağı sarıp sarmaladın da ne oldu?
Sözün geçti mi yuvarlanmak isteyen taşa?
Döner mi sandın, sürüne sürüne giden suyu?
Fakat yine de sen üzülme!
Taş, Sisifos'un omzunda, oturamadı bir gediğe

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Demiraçma köyünde ihtiyar ev
Yorgun duvarları yüzyıllık hasır
Paslı tokmağında nasırlı bir el
Çitlere dargın bakar kesik çayır

Örümcek keyf yapar kendi ağında

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Çarşılar geziyorum,bana ne gerek?
Yumuşacık bir beden,tazecik yürek
İlahi kanundur bu,çözümü bir tek
Toprakla yoğrulup tekrar verilecek

Çarşılar geziyorum,bana ne gerek

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Heyhat; ne kışa kaldık ne yaza kaldık
Devrildi toprak, döküldü kızılcık
Bakakaldık
Bu sunturlu yerde kök salmadı ömrüm
Dört nala koşakaldık

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Ey dünya! Geç otur karşıma
Blöf değil son teklifimdir sana
Bende kalsın çocukluğum
Belki biraz da gençlik çağı
Sol cebimde renkli bilyeler
Sağ elimde gazoz kapağı

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Gece olur,damda yatar
Sabah olur,zorla kalkar
Ateşin başında
Döne döne tur atar
Üşene üşene çay katar
Yamaca saran oğlaklar

Devamını Oku
Latif Gökdağ

"Anneler erken, ölümlerine yakın sevilir babalar"
Diyor Kemal VAROL Küfran şiirinde
Ben senden ayrılalı kırk yıl olmuş
Sen benden ayrılalı beş
Anladım, kırılan kurur, düşen çürürmüş
Göbek bağım kurudu, büyüdüm

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Tak,tak,tak! Söyle kimsin sen?
Her dem açılmaz bu kapı.

Ben,isyanla ömrü geçen
Elde bomboş sevap kabı
Bu dünyayı tercih eden

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Soyağacında amca kızı
Evlilik cüzdanında eş
Ah yüreğimdeki sızı
Aşk humması bu,adı Suzi

Bülbül bir güle süzüldü

Devamını Oku
Latif Gökdağ

Güneş ağılında haylaz yuvarlak
Dörtte bir gülüş, dörtte üç ağlamak
Durur direksiz,yol gidersin izsiz
Toprak eprimez elbisen, dikişsiz
Treni gurbet,freni sadaka
Bir parça tebessüm sende kaç para

Devamını Oku