Mevsim hüzündü, bir kelebek ayında;
Kalbimdeki masal dağları taze bir gönle gömüldü.
Eskimiş düşler, sızım sızım bir acı şimdi içimde;
Yalnızlık tohumunu rüzgâra verdim, ümidim çoktan öldü.
Tutamam ki artık cemrenin o hırçın yelesinden,
Gurbet bir kurt gibi dişledi en masum yanımı.
Kırmızı ve beyaz... Et ve kas yığınından vurdular beni;
Kafdağı’nda unuttum, o kayıp baharımı.
Neden hep geceden sonra daha koyu bir gece gelir?
Ne çok sır gizlemişim o darmadağın rüyalara.
Bir çift gözün rengine kandım, aldandım azizim;
Gönlüne sığamadım, fırlatıldım bu yâd sokaklara.
Ey evvelim, ey ahirim! Tuzsuz ekmeğim, suyum...
Ötmedi bülbülüm senden ayrılalı, bahtım karardı.
Görebilsen içimden geçen o simsiyah nehirleri;
Sanki bir ben ağladım, bir benim dünyam daraldı.
Saz mı dertli, ben miyim? Sen hiç bilmedin...
Biliyorum, gün olur gidecek yüreğin yüreğimden.
Gidip de dönmeyecek, koptuğu o eski yerden;
Bırakma, gitme desem ne fark eder bu yenilgiden?
Hani son güne kadardı? Hani aşk mezarda biterdi?
Neden yıktın gönül dağımı, kim gizledi yolunu?
Yalanmış bu dünya gibi, meğer sözlerin de yalanmış;
Aklımda... Hepsi aklımda... Lades… Kaybettim bu oyunu.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Gurbet, kalbi dişleyen bir kurt gibidir; sessiz yer, derin acıtır.
•Bir çift gözün rengine kanınca, insan kendi rengini kaybeder.
•Bir kalbe sığamamak, bir şehre sığmamaktan daha ağırdır.
•Aşk mezara kadar diyenler, ilk fırsatta mezarını kazar.
31 Mart 2013 / Saat: 23:39 / Pazar / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 6.02.2025 14:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
“Bazen bir yürek, tüm dünyanın yükünü taşır; ama unuturuz, her aşkın bir sonu vardır ve her vedada bir lades.”




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!