Soğuk vurmuş yüzüne
Kara kış gelmiş bugün
Baharına, güzüne...
Mevsimler gelir geçer
Yüzü çevir hüzüne
Geçmiş gününe ağlama
Dert çözülürse bağlama
Aman yüreği dağlama
Ağam karalar bağlama
Olmayanda kader ağı
Türkistan yüreğimi zaten hep yakar
Garip Filistine de yüreğim yanar
Nasıl yanmasın, çocuklar ağlamasın
Zulüm altında olan mazlum ne yapar
Allah'ın gazabını zalim görecek
Derelere kar yağacak
Dağlara güneş doğacak
Hüzün çiçeği solacak
Kederimiz son bulacak
Keyfimizi kaçıranlar
nedendir bilinmez bu kara yazı
neden ozan hep dertli çalar sazı
belki yaşamıştır aşk denen hazı
boş hayalle yaşar yaralı nefis
yara azar, sızlar da bazı bazı
hayat benim hayatım
sanatım, saltanatım
mermi kalmış bir atım
ben atarım karışma
ekmek gerek aş gerek
Karlı kale karargahında kapalı kutu
Koyu koruluğa kurulmuş kuruyan kuyu
Körermiş köhne kötü köyün küçük kör kuşu
Karşıla karanlıkta kalbi kararmış kulu
Kürşat AK
birgün çok derin bir uykuya daldım
sonu bilinmeyen bir yolda kaldım
kendimi sert esen rüzgara saldım
ne olur bir yerde karşıma çıksan
yağmur bastırdı, sırılsıklam oldum
yağız atın sağrısına
göçen kuşlar çağrısına
yüreğimin ağrısına
bir kasırga esiyordu
kasırga yıkar geçer
geçmişim yakamı hiç bırakmıyor
gökyüzü dumana bürünmüş gibi
artık nehirler de coşkun akmıyor
kasvetin nedeni hep dünmüş gibi
sevincim bir anlık, neşem bir anlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!