Kül Şiiri - İsmail Uysal

İsmail Uysal
372

ŞİİR


31

TAKİPÇİ

Kül

Yar bağında gezerken eskittim ayakları
Dikenine hasretken, gülüne düşman oldum.
Kar yağdı baharıma çürüttüm başakları

Göğü sineme çektim bir boşaldım bir doldum
Dışım içime göçtü ben içime hapsoldum

Göğe meydan okuyan nice hadsiz kül oldu
Kelimeler özünde yakarken dudakları
Akıl ehlikeyf yine yaş döken gönül oldu

Onarmayı bilmeden kırılan bardakları
Anasız çocuklarla büyüttük kundakları

Çelişkiler içinde doğrular ve yanlışlar
Kaç doğrunun içinde eğriye derman oldum
İhanetler içine gizlenmiş aldanışlar

Kim bilir kaç ihanet çarkına kalkan oldum
Kalpteki kaç mülteci yangına imkan oldum

Yolculuk bir gamzenin çukurunda son bulur
Tebessüm diyarının sönünce ocakları
Gündüz güneşe küser gece aydan yorulur

Ayırdım bir bakışta karaları akları
Deşifre oldu bir bir göğün sığınakları

Firaka gebe vuslat fani bir alem icin
Zira kendi evimde kendime mihman oldum.
Varlığımdan utandım ortasında bir hiçin

Kendimle savaşımda hep sırtımdan vuruldum
Ben bana yar olmadım ben kendimden yoruldum

Yokluğun saçlarıma düşürünce akları
Kirpiğinin ucuna topladım ırmakları
Saldı bulut yağmuru, ağaçlar yaprakları

Ben ateştim kül oldum, her rüzgarda savruldum
Varlığında yok oldum yokta varlığı buldum

İsmail Uysal
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 23:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!