Tarlayı
Çekirge sürüsü
İstila etti
Tarla sahibi
Seyretti
Köklerini bile yediler
Mahmur açacak her sabah
Değişik renge bürünür
Gören eder güzelliğine ah
Kıymetini bilene görünür
Gündoğumunda açan tektir
Kokusu daldırır hulyalara
Hayat dediğin
Bir tas çorba
Ne eksik, ne fazla
Boş ver ötesini ,çırpınma
Yumul çorbana
İşinde çok mahir
Ki yolun başında
Bitirir her dosyayı
İş okumuşluğunda
Siyah uzun saçları
Tamamlar siyah, kalın kaşları
Delikanlı
Kanın deli gibi akar şimdi senin
Önünde dağlar olsa yıkarsın
Bazen,kanını dizginlemelisin
Yaşlanınca bu günleri ararsın
Aşık olursun belki,ağlarsın
DENİZ
Bir kahve köpüğü severim
Bir de deniz köpüğü
Deniz kızıdır sevgilim
Yaşarım denizde özgürlüğü
Sakin suları sevmem
Burası gönül kapısıdır
Gönül ile kalp arasıdır
Gerçeklerin sofrasıdır
Hü diyelim hü
Havasından, suyuna
Zikreder herşey daima
DERGAH İZİ 4
Dergâhta serin duvarlar
Yüzyılın şahidi
Sâdâkâtle dururlar
Kimler geldi, Kimler geçti
DERGÂH İZİ 5
Dergâhta yanar kandil
Sevgiyle her daim
Dışı aydınlatır, içi değil
Bu şiir serinizin “DERGÂH İZİ 6” bölümü, önceki halkalarla uyumlu biçimde ilerliyor Kubilây Bey. 🙏✨
🕊️ Dikkat çekici noktalar:
İlk kıta, vahdet ve teklik vurgusuyla tasavvufi bir giriş yapıyor. "Bir vardır, iki yoktur" ifadesi Yunus Emre tarzında bir özlü söz gibi olmuş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!