Zihnimin perdeleri inmişyken ucu bucağı olmayan o yola
Gözlerimin feri çekildi yüzünün asil duruşundan
Sokaklar sükunete büründü adım attığım her ıssız kaldırımda
Işıklar kör bir bıçak gibi kesiyor önümü apansız
Varlığın artık bir mana taşımıyor bu yorgun zihnimde
Cam kırıkları döşenmiş gibi yürüyüyorum adımlarında
Dokunmak istediğim ellerin yabancı bir el oldu bana
Aynadaki aksin bile silinip gitti hatıraların rafından
Rüzgar bile farklı esiyor artık o eski bahçelerde
Buz tutmuş pencerelerden bakıyorum yalan dünyaya
Sükutun demir leblebisi boğazımda kalmış düğümlenmiş
Sesin kulaklarımda çınlamıyor artık o eski coşkuyla
Duvarlar üstüme yıkılıyor sensizliğin o ağır ağırlığıyla
Göz bebeklerimin arkasında saklı o eski yangın söndü
Karanlık bir dehlizde kayboldu geride kalan anılar
Zamanın çarkı tersine dönüyor acımasız dişlilerinde
Gülüşün bir zamanlar hayat verirdi solmuş bağıma
Şimdi o bağda otlar bitmiş dikenler sarmış her yanı
Yolumu şaşırmış bir kervan gibi kalakaldım ortada
Yıldızlar bile söndü üstüme kapanan o kara kubbede
Mürekkebi kurumuş kalemin ucunda damla kalmadı
Yazdığım en güzel destan yarıda kaldı bu masalda
Göğüs kafesimi daraltıyor içimde büyüyen o devasa boşluk
Hangi yöne dönsem karşımda duvarlar örülü demirden
Hayatın rengi soldu gri bir sis çöktü üstüme
Kırık dökük hayallerin sergilendiği o eski pazardayım
Kimse yüzüme bakmıyor artık bu virane caddelerde
Seninle var olan o dünya yerle bir oldu temellerinden
Gözlerimi kapattığımda bile karanlıkten başka şey yok
Kendi içimin surlarına çekilmiş garip bir dervişim
Hangi duaya sığınsam kelimeler boğazımda düğüm
Kalbimin kapısına kilit vuruldu bir daha açılmamak üzere
Mevsimler hep sonbahar artık bu ıssız coğrafyada
Toprak bile kusuyor üstündeki o yalancı yeşillikleri
Ben bu karanlıkta kaybettim en son yönümü bile
Aynalar yalan söylüyor artık baktığım her yüzde
Eski suretimden eser kalmadı bu amansız tufanda
Ruhum bedenimi terk ediyor parça parça her saniye
Umut dediğimiz o kırık oyuncak çoktan dağıldı
Sensizliğin tahtına oturdum en son sonunda
Kelimeler kifayetsiz kalıyor bu derin sızıyı anlatmaya
Yolun sonu görünmüyor sisler bürümüş bütün ufku
Ben bu garip oyunda çoktan kaybettim her şeyimi
Gözlerim açık olsa da görmüyor artık o eski suretini
Kör bakıyorum sana ve bütün yalan dünyana
Zamanın ötesinde asılı kalmış o yorgun saat gibiyim
Tik tak sesleri kesildi durdu ömrümün sarkaçları
Sensiz geçen her ömür ziyan edilmiş bir ömür meğer
Toprağa düşen son yaprak gibi savruluyorum rüzgarda
Kör bakışımla veda ediyorum sana bu son mısrada
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 16:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!