Bir ateş artığı
______gibi yanık
Gün vurmuş çarık
______gibi yarıktı
İçimin toprakları
Susuz
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
buradaki şizoid ikilemi çözse çözse yine Mehmet Binboğa ağabey çözer diye düşünüyorum..:)
bendeniz kati malumatımdan bile şüpheye düşmek üzereyim..önseziyle meseleye bakanlar için durum daha da vahim bir hal alıyor..bir an evvel mesele açıklığa kavuşsa fena olmayacak sanırım..antolojinin ruh sağlığının selameti açısından (hangi ruh sağlığı ise artık o :))),
@..
@..
Muhterem Şükrü Bey Kardeşim,
'Fazla iltifat tahkirattandır.' derler.(Aslında ben uydurdum :))
Evet kimi karalamalarız ustalara öykünme biçiminde vücut bulsa da, farklı farklı coğrafyalarda birbirini hiç görmeden,tanımadan yaşayan insanların aynı demiri,aynı kömürü,aynı altını bulup işlemeleri gibi; şairler de pek âlâ birbirinden habersiz aynı mehtabı sevgilinin gözlerine teşmil edebilirler.Tevekkeli değil rahmetli Tevfik Fikret'in başka şairlerden etkilenmemek için kimseleri okumadığını rivayet ederdi Orhan Okay Hoca.Vebali boynuna.
Bizler burada üç kuruşluk yazılarımıza şiir deyip övüneduralım,Yahya Kemal'in güzel bir sözü,şiirin ne kadar ciddiye alınması gereken bir nen olduğunu ortaya koyuyor:
'GÜZEL BİR ŞİİRE GÜZEL BİR KIZDAN DAHA AZ RASTLANIR.'
Dolayısıyla biz fanilerin Cumhuriyet Dönemi şiirlerine benzer şiirler yazması zor değil; fakat o günün koşullarında bir radyo yayını nasıl ki bugünkü bilgisayardan fersah fersah önemli bir olaysa, o zamanın şiirindeki devrimci duruş da o denli önemlidir.Elbette ki eski ustalar bugün yaşasa Mayakovski'nin dize kırma tekniğiyle değil,Postmodern şiirdeki somuttan soyuta,soyuttan somuta sörf yapan serbest ötesi müstezatla şiir yazarlardı.
Saygılar efendim.
aha
arman da mehmet hoca çıksın da şimdi
vallahi uzak kaldım ben
üstad
şükrü'den kastın sen olduğunu bilemedim
kusura bakma
arman turaçhan ile mehmet binboğa farklı kişiler mi..yoksa yaşlandıkça önsezilerim beni yanıltıyor mu diye düşündüm bir an..kimbilir ...
:)
iyi niyetinize ve iltifatınıza teşekkür ederim lakin öyle bir haddim yok arman bey..bahsi geçen büyük şairlerin şekil bakımından taklitleri mümkündür evet..haklısınız..ama onları büyük şair yapan şey sadece şekil değil..hayatlarını adadıkları uğruna baş koydukları fikir ve mücadeledir onları büyük şair yazdıklarını ufuk şiirler yapan..yani bir sözü nazımın söylemesiyle ona öykünen onu seven başka herhangi birinin söylemesi çok başka şeylerdir..
necip fazıl meselesinde ise durum tamamaen farklıdır ki..kendisi oldukça orijinal sesleri ve fikirleri hecenin en güzel uygulamaları ile ortaya koymuş sultanuş şuaradır ki..onun taklidi bile esasen o kadar kolay değildir..hele ki böyle bir had bendenizde asla bulunabilmez..bunu başarabilecek büyüklerim var ama ..onu biliyorum..aklıma ilk gelenlerden biri mehmet binboğa ağabeydir mesela :)
@..
Sayın Arman Bey Kardeşim,
Bu iş o kadar da kolay değil.
İlk iki bentte muazzam bir müzikalite yakalamış şair; gerçi burada size katılmamak elde değil, evet sesler fazlasıyla Nazım çalıyor; ama şiirdeki mimari kurgu çok güçlü.
Lakin:
'İçtim
Zehir diye
Şahmaranın dilinden
Yemyeşil şiirlendi
Dalında yaprak
Yemyeşil yaprak...'
bendinde yer alan 'şahmaranın dili' göstergesinin neyi karşıladığı muğlak; dolayısıyla şiirin bütünlüğü biraz yara almış; hatta şair:'içtim zehir diye' sözüyle büyük bir acemilik yapmış,çünkü:
'bile bile zehir içmenin' kuruyan topraklara benzettiği yüreğine faydası nedir? Burada içilmesi gereken olsa olsa 'ab-ı hayat (bengisu) ' olmalıydı.Belki böylece ab-ı hayat niyetine içtiği nesnenin zehir çıkması ve zehrin şairde şiir etkisi göstermesinden mütevellit imge biraz olsun etkili olurdu.
Yine de her ne kadar anlamsal bütünlükte birtakım sorunsallar bulunsa da,şiirin armonisi Nazım'ın sesini hatırlatsa da, birinci sınıf bir şairden biraz çalakalem ama, adam gibi bir şiir okuduğumuzu söyleyebilirim.
Nihayet Seçici Kurul kendisini tebrik edebileceğimiz bir şiir yayımladı.Adem Bey bu işi öğrendi bence.Şiirle kalınız.
tane tane, tok bir sesle ve inanarak okunası bir şiir..ahmet arif seiyle , ruhi su sesiyle mesela...Tiyatral okumaya uygun
müzikalite güzel ..aliterasyonlarla sağlanmış..şiir pastoral olmakla ideolojik mesaj vermek arasında sıkışmış...salt çarık metaforu ile sağlanan gönderme de yetersiz kalmış bana kalırsa..güne değen, moderniteye ,çağdaşlığa yaslanan tarafları da olmalıydı dedim şiirin
saygılarımla değerli şaire
İçimin topraklarında dışımın göğü saklıydı
ne zaman kıraç yanlarım ıslandı o vakit yandı bulutlarımın gözleri...
tebrikler...
Ve harika bir şiir:)
Saygıyla...
Bu şiir ile ilgili 35 tane yorum bulunmakta