Atlara bakıyorum öylece,
Hemde koca koca atlara,
Sanki dünyanın bütün yükünü almışlar da;
Öylece bir yerlere yetişmeye çalışır misali.
Fotoğraflara bakıyorum öylece usulca sessizce,
Atlara bakıyorum koca koca atlara,
Bir evin duvarında asılı duran koca koca at fotoğraflarına bakıyorum,
Usulca bakıyorum;
bir annenin gözlerinde donup kalan çığlıklara.
Suriye'ye bakıyorum,
yıkılmış evlerin arasından yükselen dumanlara;
bir zamanlar çocuk sesleriyle dolu sokaklarda
şimdi yalnızca sessizliğin dolaştığını görüyorum.
Bakıyorum sessizce;
Fotoğraflara bakıyorum,
Atlara bakıyorum,
Suriye'de katledilmiş bir ailenin feryadına bakıyorum,
Elimdwn hiç bir sey gelmemesine bakıyorum,
Cığlık atıyorum sessizce.
Bir anne oturmuş enkazın başında,
elleri titriyor ama gözlerinden artık yaş gelmiyor;
çünkü bazı acılar vardır, insan ağlayamayacak kadar büyür
ve insan kendi evladının ardından bile susup kalır.
Müslüman ülkelerde bir başka şehir yanıyor,
bir başka anne evladının ardından toprağa bakıyor;
biz ise ekranların karşısında birkaç dakika susup
sonra hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Atlara bakıyorum yeniden,
Usulca bakıyorum,
Koca koca atlara bakıyorum,
Atlar bile bir mezar taşında ağlar misali yüzüme bakıyor,
Öylece bakıyorum;
İnsanlık bitmiş canilerin yuzune tükürmemek için bakıyorum sadece.
Belki bir gün savaşlar bitecek,
çocuklar yeniden sokaklarda korkmadan koşacak;
ama bugün çekilen o fotoğraflar
insanlığın yüzüne yıllarca bakmaya devam edecek.
Son defa bakıyorum atlara,
Belki bu son bakışım olmayacak,
Belki bu ilk bakışım da olmayacak,
koşun diyorum, bu kez savaşa değil barışa doğru koşun,
bir çocuğun yarım bırakılmış çocukluğunu kurtarmaya koşun.
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 17:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!