Kıyıya Vuran Gölge Şiiri - Rüstem Badıllı 3

Rüstem Badıllı 3
304

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Kıyıya Vuran Gölge

Sokağın karanlık dikişlerinden sızan bir uğultuyum,
pas tutmuş bir jilet gibi duruyorum dudağımın kenarında.
Gece, boğazına kadar çekmiş karanlığını,
üstümde biriken bütün yalnızlıkları sigara dumanı gibi savuruyor.

Rüzgâr, omuzlarıma çarpmış eski bir kabadayı edasıyla,
“yürü” diyor, “kırılacaksan bile dik dur.”
Ben de kırıklarımla tespih taneleri dizer gibi
adımlarımı diziyorum kaldırımın soğuk alnına.

Bir köşede kaldı aşk;
paslanmış bir çakmak, yanmayan bir anı,
dudakta küf kokusu gibi duran bir söz artık.
Elimi uzatsam geri çekiyor kendini,
sanki ben dokunursam devrilir bütün şehir.

Gözlerimden geçen insanlar hep acele,
hepsi bir yerlere yetişiyor ama kimse kendine varmıyor.
Ben ise göğsümde taşıdığım o yırtık hikâyenin
son sayfasını rüzgâra okutuyorum bu gece.

Kader, bana çarpıp düşen bir gölge belki de;
ama ben yine de içimde bir yerlere not düşüyorum:
“kırılan yerinden ışır insan,
karanlık yalnızca bahane.”

Ve bu şehrin sokak lambaları,
üstüme sarı bir kefen gibi örtse de ışıklarını,
ben hâlâ yürürüm lan,
çünkü gölge bile benden kaçamaz bu gece.

Rüstem Badıllı 3
Kayıt Tarihi : 30.11.2025 17:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!