Lügati fakirdir, kelamı yavan,
Tebessümü donuk, dili kısırdır.
Beyni kilitlenmiş, kapısı viran,
Hitabeti boğuk, dili kısırdır.
*
Kitaba dokunmaz, satırı çizmez,
Manayı kavrayıp, derine inmez.
Cümleyi bağlayıp, düğümü çözmez,
İfadesi güdük, dili kısırdır.
*
Lakırdı meclisi, kilitli durur,
Mantığı kaybetmiş, masaya vurur.
Meramı gizlenmiş, bedeni kurur,
Zihniyeti sönük, dili kısırdır.
*
Defteri kapalı, kalemi kırık,
Sesi duyulmayan, nefesi yarık.
Sefalet giyinmiş, yıpranmış çarık,
Manası silinmiş, dili kısırdır.
*
Veliye sataşsa, çenesi düşer,
Bizzat kuyusunu, şiddetle eşer.
Cehalet ateşi, ruhunda pişer,
Anlatımı soluk, dili kısırdır.
*
Konya'yı sorsalar, yönünü şaşar,
Nehrin sularında, çamurda yaşar.
İdraki duraksar, bardağı taşar,
Nidası duyulmaz, dili kısırdır.
*
Sükuneti yıkıp, çığlığı basar,
Meydana varınca, suratı asar.
Kirli düşünceyi, etrafa kusar,
Cümlesi dağılmış, dili kısırdır.
Kayıt Tarihi : 20.3.2026 00:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kelimeleri tanımayan, idraki zayıf cahillerin, iletişim kuramayıp, çevrelerinde sürekli acınası durumlara düşmeleri hikaye edilmiştir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!