Kırk Şiiri - Mustafa Dokumacı

Mustafa Dokumacı
49

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kırk

ey gurup vaktinde kızıl renklere
bürünüp de alev alev yanan şems
ayak uydurup şu son âhenklere
ruhları da çağa uydu sanan şems

bilirim bağrında o ateşinde
sararıp solmuş ne hâtırâlar var
asırlık acılar senin peşinde
kırklardan yâdigâr kırk yaralar var

bir zaman bir velî zât rüyâsında
işâret alarak yola koyulmuş
iki mürîd varmış hem arkasında
hak aşkı kalplere derin oyulmuş

önde üç kandille üç kimse yola
devâm eyleyeler bir müddet böyle
sonra onlara çok katılan ola
ey şems görmedin mi onları söyle

kırkıncı kandili bir beyin oğlu
ilâve eylemiş otuz dokuza
sultanın ardında gözler yaş dolu
ses yok yokluğa ses yok az uza

kandiller bursada nihâyet durmuş
kırk kişi o yeri mesken tutmuşlar
zamanla insanlar azmış kudurmuş
bu kırk mühim zâtı da unutmuşlar

gerçi ne söylesem şimdi haklısın
ey şems ateşin yine sönmüyor
sanki konuşmaya hem yasaklısın
hem de durmuş dilin sanki dönmüyor

Mustafa Dokumacı
Kayıt Tarihi : 13.9.2000 02:09:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!