Kibrimi bağışlayın,
Size hoş gelmese de.
Güneş,
“Ben sıcağım” diyor sadece.
Ben kim miyim?
Merak ediyorsan söyleyeyim.
Varoşlardan
Kenar mahallelerden çıkıp geldim.
Ama yılmadım ve azmettim.
Her girdiğim yerde övüldüm, sevildim.
Başarı benim ikinci adımdı.
Koşmak benim için bir şey değil,
Önemli olan ilk adımdı.
Ortaokulda Belgin Öğretmen,
Benim büyük bir ressam olacağımı söylerdi.
Benimki kadar iyi değilmiş kimsenin kalemi.
Arkadaşım Okan teknik olarak bu işte zirveydi.
Ama Rehber Öğretmene
Ve Resim Öğretmenine göre ben Picasso’ydum,
Okan ise bir resim öğretmeniydi.
Dershanesiz şekilde,
Nitelikli liseye girdim.
Liseye dershanesiz giren iki kişiden biriydim.
Çok kötü bir sene geçirdiğim halde
Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler kazandım.
Her gün biraz daha gelişip
Daha iyi olacağıma inandım.
2015 yılında bıraktım sigarayı.
Sonrasında ağzıma bile sürmedim tek bir dalı.
İradeli olmak, irademin ana konusuydu.
Hayat hız değil,
Bir maraton koşusuydu.
Denemiş olmak benim için önemliydi.
Geri kalan her şey elbette Takdir-i İlahiydi.
Ekmeğimi taştan çıkardım.
Yeri geldi bir barda barmenlik bile yaptım.
Aynı anda 4 üniversite bitirdim,
Hem de yüksek başarı puanlarıyla…
İki bölümden layık oldum yüksek onura.
Dört üniversite bitiren vardır elbette.
Ama denk gelemezsiniz,
Hepsini aynı anda bitirene.
Dört diplomaya 22 yaşında sahiptim.
Hatta Siyasal Bilgilerde bölüm üçüncüsüydüm.
Fakültemde bir nevi ünlüydüm.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde,
Herkesin başvuramadığı bir staj yaptım.
Müktesebatıma kattıkça kattım.
Tüm bu akademik kariyerin yanında
İki de harika kitap yayımlattım.
Galatasaray Üniversitesinden
Yüksek Lisans için kabul aldım.
Fakat hedeflerim başkaydı;
Bu yüzden farklı bir yöne yöneldim.
Çok çalışmadan girdim her sınava.
Ama yine de ulaştım her başarıya.
Dershaneye hiç gitmeden
KPSS’de Türkiye derecesi yaptım.
Girdiğim her sınavı kazandım.
Onlarca mülakata kaldım.
Her şeyi bileğimin hakkıyla elde ettim.
Başarılarıma asla bir destek eklemedim.
Kimseden bir yardım eli beklemedim.
Kaymakam Adaylığı Sınavını
İki kere kazandım.
Üniversiteyi dereceyle bitirmek,
Yabancı dil bilmek,
100’e yakın sertifikaya sahip olmak
Yetmedi kaymakamlık mülakatlarına.
Oysa, staj da yapmıştım kaymakamlıkta.
Dönem arkadaşlarım vali yardımcısı oldu.
Anlaşılan benim için nasip, başka bir yoldu.
Yılmadım.
Denetmenliğin yeterlilik sınavında
Türkiye derecesi yaptım.
Birçok önemli sertifika elde ettim.
Konkordato Komiserliği,
Bilirkişilik,
İdare Memurluğu…
Ne varsa hak kazandım.
Hayat bir maraton koşusuydu
Ve pes etmemekti benim andım.
Spora başladım,
Kas kütlesi elde ettim.
Bileğimi bükebilen olmadı.
Gitar çaldım,
Resim çizdim.
Asla durmadım yerimde.
Sürekli yapacak bir şey vardı zihnimde.
Suskun, içine kapanık göremediler beni.
Her daim hissettirdim,
Bitmek bilmez neşemi.
Âşık olduğum hatun,
Bey Konağı’nda “evet” dedi.
Taktım parmağına 0,73 karat
Zen baget yüzüğü.
Bir fincan takımı bile çeyiz beklemedim,
Yeter ki gülsün onun gül yüzü.
Gold Düğün Salonu’nda
Teras katta oldu düğünümüz.
Sevgi varsa her şeye yeterdi gücümüz.
O muhteşem kadını hanımım yaptım.
Onu tanıdıkça adeta taptım.
Evimize en güzel eşyaları aldım.
En harika tablolar, vazolar…
Hatunumun evde canı sıkılmasın diye
Her şeyi tek tek ayarladım.
Sinema sistemi, ses sistemi
Playstation ve harika bir TV…
Binlerce filmlik bir arşiv yaptım.
Kışın oynanacak video oyunlarını bile
Tek tek listeledim.
Sevmek kuru kuruya anlam ifade etmez,
Önemli olandı edim.
Müzik plağı ve mum ışığı.
Birkaç kadeh şarap
Ve dönem şarkıları…
Tutkuyla yaşadım eşimle bu aşkı.
Birlikte kitaplığımızdaki kitaplara karar verdik.
Birlikte onca dizi bitirdik.
En güzel yerlere gidip
En kaliteli otellerde kaldık.
En lezzetli yemekleri yedik.
Biz birlikte yaşamayı gerçekten çok sevdik.
Sevdiğime ilk hediyem güzel bir kemandı.
Benim için mutluluk, onun mutlu olduğu andı.
Evimize döneminin en kaliteli buzdolabını,
Derin dondurucusunu, klimasını,
Televizyonunu... aldım.
Derin dondurucumuz da dopdoluydu.
Buzdolabımız da…
Hayat pozitifti
Ve aynı şekilde yanıt veriyorduk biz hayata.
Baldızlarıma Laptop, PlayStation ve PSP
Gibi nice güzel hediyelerim oldu.
Bana neşe ve huzur verir, onların mutluluğu.
Hayalini kurduğum
Bahçeli müstakil bir evde de yaşadım.
Ve bahçesinde beyaz güller yetiştirip kokladım.
Bahçemde güller yetişti,
Hem de birbirinden beyaz.
Korudum sevdiklerimi,
Ulaşamadı ayaz.
Müdürler, vali yardımcıları, kaymakamlar…
Dostlarımın hepsi nezih insanlardı.
Her noktada, kardeşten öte bir dostum vardı.
Seka Parkın hemen yanında yaşadım,
Körfezin hemen dibindeydim
Eşimle her akşam,
Yakamozun en güzel olduğu o sahildeydim.
Borsada hep doğru hisseleri buldum.
İyi paralar kazandım.
Hiçbir zaman kaybetmedim.
Hep daha fazlasını elde ettim.
Henüz 30’u görmeden aldım evimi.
Ev dediğime bakmayın,
320 metrekarelik saray bir nevi.
Evimin içerisinde;
Çift taraflı yüksek kalite mutfak dolabı,
Jakuzi, kompakt duş, giyinme odası,
Devasa bir kitaplık, lüks asma tavanlar,
Işıklarla süslü bir ahşap merdiven,
Ayrıca 4 balkon ve 4 de banyo var.
Birer resim tablosu gibidir,
Gün batımında evimden manzaralar.
70’den fazla il dolaştım.
Yurt dışına çıktım, her yeri gezdim.
En iyi tatil yerlerine gittim.
En iyi otellerde kaldım.
Harika yerler, harika eserler gördüm.
Ekstrem sporları denedim.
Yemediklerimi yedim,
İçmediklerimi içtim.
Yaşamı bir armağan gibi görüp
Her doğan yeni günü sevdim.
Evimi,
Avangart saray mobilyalarıyla donattım.
Evimde ve zihnimde
Eskiye dair ne varsa çöpe attım.
Girdiğim her savaşı kazandım.
Başvurduğum her sınavı geçtim.
Kararlarımdan her zaman doğru olanı seçtim.
Yaşamsa rakip;
Ben, yaşam adlı bu rakibi yendim.
Tuncay abimin fabrikaları vardı,
Ama ben kendisinden hiç yardım almadım.
Kendi ayaklarımın üzerinde durdum.
Baba veya abi desteğiyle değil
Kendi azmimle başardım.
Hatta, insanlardan destek almak yerine
İnsanlara destek oldum.
Allah’tı veren,
Ben ise aciz bir kuldum.
Sayemde ailem,
Ücret ödemedi hiçbir özel hastaneye.
Neredeyse hiçbir ödeme alınmadı;
Muayeneye, tahlil ve tetkike…
Sudan ucuz ödeme yaptılar profesörlere.
Ayrıcalıklı oldular,
Sayamadığım daha nice yerde.
Protokoller gereği tüm ailem;
Tatil beldelerinden,
Tüm özel hastanelerden,
Özel eğitim kuruluşlarından
Neredeyse bedava yararlandı.
Benim için en güzel şey,
Gözlerindeki gururu gördüğüm o andı.
Mali müşavirlerin üstadıyım.
Girdiğim her ortamda itibarlıyım.
Yıllarca taşıdım devletin kimliğini, mührünü.
Her daim omuzlandım mazlumun yükünü.
Gözüm olmadı yeşil pasaportta,
Verilen özlükte,
Yan haklarda…
Ben yalnızca;
Hakkı teslim edeyim istedim hakkıyla.
Benim için gökyüzünün anahtarlarıydı:
Zekâ, rüya ve dua.
Bunlarla ulaştım kendi doğama.
Hiçbir şeyi boş kafayla yapmadım;
Yaptığım her şeyde
Biraz daha derinlere daldım.
Biliyorum, bu şiir kibir barındırır.
Çünkü zihnim bir festivali andırır.
Beni affedin, bunları yazmam gerekliydi.
Yoksa nasıl kıymetli kılardım ilerlemeyi.
Beni yakından tanıyanlar bilir ki;
Ben mütevazi, alçakgönüllü biriyim.
Sadece kibre karşı kibirliyim.
Aslında, bu şiirde değindim
Belki de çektiğim çileye.
Yaptıklarım yalnızca birer referanstır,
Yapacağım onca şeye…
Kasım / 2024
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 12:21:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gerçek hayatta mütevazi ve alçakgönüllü biriyim. Bu şiir "Kibre karşı kibir sadakadır." Hadisine istinaden sadaka niyetiyle kaleme alınmıştır.



