Kemal Gültekin, 1988 yılında Muğla’da doğdu. Ege Üniversitesi Fizik Bölümü’nü birincilikle bitirdi. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fizik Bölümü’nde Kütleçekim Kuramı üzerine yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Yine İYTE bünyesinde araştırma görevlisi olarak görevine devam etmektedir.
Şiir yazmaya lise yıllarında başladı. Uzun bir süre ara verdikten sonra şiir yazmaya devam etti. Şiirleri Karşı Kalem, Ş, Sarmal Çevrim, Hayal, Akatalpa, Edebiyat Nöbeti, Akköy dergilerinde yer aldı. Düzenli olarak katıldığı Veysel Çolak yönetimindeki Şiir Atölyesi’nde şiir çalışmalarını sürdürmektedir.
Buradaki her şiir için birer bölüm verilmiştir. Şiirlerin tam metni dergilerin ilgili sayılarında yer almaktadır.
Eserleri
Yer Aldığı Süreli Yayınlar: Hayal, Sarmal Çevrim, Edebiyat Nöbeti, Akköy, Akatalpa, Karşı Kalem, Ş
Hazırlık Aşamasındaki Dosyalar: Şiir Dosyası
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!