Kalbimi kıra kıra
Sultan oldu Mısır'a
Aklımdasın bu sıra,
Ateş gibi yanarsın.
Uzaklardan el eder
Yıllar yılı gözümde yaş,
Akıyordu AYASOFYA.
Bağrımızda o koca taş,
Bakıyordu AYASOFYA.
Bu karlı dağları aşarım sandım,
Aşamadım, aşamadım Ay balam.
Senin sevgin ile yaşarım sandım,
Yaşamadım, yaşamadım Ay balam.
Ardından günlerce koşarım sandım,
Çağın hastalığı duygu yokluğu,
Anayla kızını ayıran para!
Milleti korkutan malın çokluğu,
Zenginle fakiri ayıran para!
Bir elin yağdaysa b ir elin balda
Köprüler yıkılır dereler taşar,
Ayrılık Şerbeti içtiğin zaman.
İnsan aklı buna aniden şaşar,
Ayrık otlarını biçtiğin zaman.
Diyar diyar gezdim Turan Elleri,
Saat gibi yedi yerde kur beni.
Türk’ü anlatıyor bütün dilleri,
Hata yapar isem gel de vur beni.
Dede Korkut gelmiş ayakta bekler
Elinde defter kalem
Seviyor cümle alem
Kitap okur sülalem,
Ay Yüzlüdür Çocuklar!
Hayalleri ne güzel
Azrail gelince boynunu büker
Demir bastonlarla dizine çöker
Ocağına birden incirler diker,
Azraille şaka yapılmaz gardaş.
Azrail gelince kapıyı çalmaz
Bu dağların karı yağar erimez
Karlar erimezse sular yürümez
Sular yürümezse otlar çürümez,
Baharda türküler bir başka olur.
Eylül olmuş Ekim olmuş fark etmez,
Bahar gelir çiçek açar ağaçlar.
Hasretlik dediğin gönlümde bitmez,
Bahar gelir çiçek açar ağaçlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!