Susuyorum yine boğazımdaki hıçkırıklarla aynaya bakıyorum yüzüm gibi hüznü görüyorum kaç kere gömdüm yastıklara başımı ben yinede geçiremiyorum zamanı zaman yine beni geçirirken bıraktım akışına.
Bu günde benden uzak uçsun martılar uzağı düşleyecek kadar yakın değilim uzağa
Pişmanlık değer katarmış insana karşısındakine uzanamasada uzaktaki yakın yakındaki uzak düşüyormuş aksine
Hüzünleri yüzüme döndürdün aynada gördüğüm hüzündendi yüzüm haykırmak istiyorum içimdeki hıçkırıkları terkederken sen.. sen.. diye başlayıp arkasından gelecek kelimelerimi arıyorum
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta