KEFENİN GÖLGESİNDE
Sen kendini ne sanırsın ey fânî insan,
Tahtın da sarayın da bir avuç yalan.
Aldanma dünyaya, aldanma bahtına;
Bir gün düşer tacın kendi mezarına.
Fakire hor bakma, kibirle eğilme,
Zahire aldanma nefsine yenilme.
Dostunda maharet, düşmanda sabır ara;
Kalbin mütmain olsun, sığın Hak kapısına.
Bir nefeslik ömür, bir gölge misali,
Dünya dediğin nedir? Bir kıvılcım hayali.
Dar kafeste yanar insanın içindeki sır,
Nefs ateşi büyür, ruhun üstüne yağar.
Gözümde bu dünya bir kibrit çöpüdür,
Bir üfleyişte sönen ateşin közüdür.
Gurur, kibir, insanı insana düşürür;
Kendi ateşinde yanan, yine kendisidir.
Ey servetine güvenen, ey makamına kanan!
Sonunda iki arşın bezdir sana kalan.
Ne sağında saray kalır, ne solunda han;
Kabir kapısında susar bütün cihan.
Nefsin âlemi için topladığın mal,
Bir gün ardında kalır; ne fayda, ne vebal?
Seni orada yalnız amelin karşılar;
Hakikat, Salih amel ile gönülde yaşar.
Ey insan, başını kaldır da göğe bir bak:
Sana senden yakın olan kimdir? Düşün ve bırak.
Ne servet, ne şöhret, ne de fânî iktidar...
**Her şeye Allah'ın gücü yeter; gerisi duvar.
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 08:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!