Yufkalığı ağır bastığı için,
Yüreğim yüreği ezikten yana;
Ne hafifmeşrep ne ahlâkı hiçin,
Ne gamsız yani, ne sezikten yana.
Geçmişimi yatırınca masaya,
Feveranım gelecekte tasaya.
Düz insanı düşürmeden asâya,
Kaygım, karakteri bozuktan yana.
Azalmayıp arttıkça aşk arsızı,
Kulağı kesiğin kesilmez hızı.
Dalgınken kimyasız zamane kızı,
Dikkati celbeder fizikten yana.
Şehir, kasaba, köy yakınır hâlde,
Avel sağa sola bakınır hâlde,
Alışkanlık tavrı takınır hâlde;
Keriz, karizması çizikten yana.
Aklı yukardalar havaya girdi,
Alçaklığı çukurluğa değdirdi.
Saygısızlık boyunları eğdirdi,
Kıtlık baş gösterip nazikten yana.
Değiştikçe dinleyici modası,
Ne beste ne çalgı rûhun gıdası...
Sözüm ona sanatçının nidâsı,
Güftesi mânâsız müzikten yana.
Çıkar için içi kan ağlayarak,
Timsah gözyaşıyla kâr sağlayarak,
Helâlsiz kazanca bel bağlayarak;
Harama uçkuru çözükten yana.
Sultânım, boşanıp evlenesim yok,
Müzmin bekârlığı hiç yenesim yok.
Çeyiz, takı seti beğenesim yok;
Kolye, bilezikten, yüzükten yana.
Ne tavla ne okey ilgi alanım,
Ne zar tutup hileyle taş çalanım,
Kâğıt oyununda câhil kalanım;
Blumdan, piştiden, bezikten yana.
Karnelik sınavda neşe, keder var;
Notu geçersize afsız heder var.
Kıyâmette geçerliye eder var,
Endişem, geçmeyen azıktan yana.
Kul Şerif, "Dünyalık sefili" diye,
Eser âhiretin efili diye,
"Rezzâk-ı Âlem'dir kefili" diye,
Yeise yeltenmem rızıktan yana.
13 Kasım 2025
İzmir
Kayıt Tarihi : 13.11.2025 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yegâne rızk veren (Rezzâk-ı Âlem) Allah Teâlâ’dır. Kur’an’da, “Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah’ın üzerinedir...” (el-Hûd 11/6) buyurularak, tüm canlıların rızkını verenin Allah olduğu bildirilmiş, bir başka âyette de O’nun, dilediğine bol rızk verip, dilediğinin rızkını ise daralttığı ifade edilmiştir (eş-Şûrâ 42/12). Dağıtımda sorun yok sorun bölüşümdedir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!