Ne zaman, gülüşlerinle dolsa içim,
İçim dolsa gülüşlerinle, ne zaman.
Harcadım çantamdaki,
----nakit yalnızlığı,
En acımasız haliyle yaşattın,
----bencilliğinle bana hayatı,
Ateş şimdi,
----dokunduğun her yer,
Damarlarım ışığının altında kaynar, sen yaklaştığında,
Avuçlarım ıslanır, tutamam gönlünün nazik haykırışını,
Sen ayrılınca, caddeler kucaklar beni,
Adımlarım, peşimden hayaletin belirse diye.
*
Şimdi uzaksın, atların yok, dalgalı saçların yok,
Ne çözülme, ne de kopuş,
Bir ilmek ki, o bağın ortasında,
Girmeden araya boşluk,
Kavrayamazdın.
*
Sabitlenip kalmışsındır, çaresiz,
İzini süreriz ruhlarımızın,
Rengimiz solar, diyarları aşıp, çizgisi boyu kaderin,
Sesini duymak isteriz, farklı fısıltıların,
Bize yaklaşanların, yakında olanların.
*
Onların birinde, bir Kuzey Avrupa ülkesinde,
Bakmadın
----gözlerimin
--------içine,
Duymadın
----sesimi
--------yeterince,
Zannedersin bir yayla dumanı, yahut orman, yahut nehir,
Belki de silinmiş mısralardan, süzülüp gelmiş,
Ve gizlenmiş.
*
Hani o, yarım kalmış masallardan arta kalan,
Kimselerin bilmediği, o garip lisan,
Sevdim
----senin,
--------kırlangıç
------------göçlerini
----------------izleme
--------------------şeklini,
Umutlu ve yumuşak bakışların,
Ruhumu yaralar, ok gibi aniden.
*
Şekerden de tatlı, sevgiliye kelimelerin,
Ölümsüzleştirir beni, sonsuzluk içmiş gibi,
Zanaatkarların sevgisi, işletir tezgahları,
Gölge şekli gizler, serinlik de huzur sağlar ve bir anlamı olur,
Ya fikir gölgeyse, bilen varsa beri gelsin, ne anlamı olur?
Side’de, Filozof Ariston’un büstüne, rastlamışsanız şayet,
Elinde ayna, gün ışığıyla kuytuda, dehlizlerde aydınlığı yoklar.
İdrak edenlere, bu tabloda derin derin imalar var.
*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!