Kasım Aşk.11 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7567

ŞİİR


71

TAKİPÇİ

Kasım Aşk.11

Sevgilim, senin içindeki bütün kışları benim sevgimle bitirebileceğimi söyleyemem. İnsanın özü, başka bir kalbin isteğiyle bir gecede değişmiyor. Ama sen kendi baharına yürürken yanında yürümeyi seçebilirim.

Bazen konuşuruz, bazen susarız. Bazen birbirimizi anlamakta zorlanır, sonra yeniden dinlemeyi öğreniriz. Çünkü sevgi, iki insanın hiç yorulmadığı bir yol değil; yorulduklarında birbirlerini bir yük gibi görmemeyi öğrenmeleridir.
Aşk

Bir sabah, belki de sıradan bir sabah,
pencerenden içeri düşen ışığı fark edeceksin.
Bir çiçeğin renginde,
denizin sakinliğinde,
yeni demlenmiş çayın kokusunda
hayatın hâlâ sana söyleyecekleri olduğunu…
O gün sana,
“Bak, seni ben iyileştirdim,” demeyeceğim.
Çünkü sen benim eserim değilsin.
Kendi hayatının, kendi kararlarının,
kendi yeniden başlayışlarının sahibisin.
Ben yalnızca elini tutacağım;
mutluluğunu kendime mal etmeden,
üzüntünü kendime karşı bir suçlama saymadan,
seni her gün yeniden tanımaya açık kalarak…
Aşk

Seni seviyorum. Çünkü seninle aşk, yalnızca mutlu olmanın adı değil; bütün gerçekliğimizle birbirimize yaklaşabildiğimiz bir hayat ihtimali.
Aşk

Benim için vuslat, iki insanın birbirinde kaybolması değil; hayata yeniden yaklaşırken birbirlerinin elini hâlâ bırakmak istememesidir.
Aşk
Kadının Kalbine Açılan Kapı
Kadın, yalnızca sevilmek istemez; anlaşılmanın sessiz mucizesini de arar. Çünkü bazı yaralar vardır, bir başkasının dokunuşuyla değil, nihayet görüldüğünü hissetmekle iyileşir.

Bir kadının kalbine giden yol, çiçeklerin güzelliğinden değil, solduğunda bile neden sustuğunu anlayabilmekten geçer. Gülüşünün ardındaki tereddüdü, sessizliğinin içindeki cümleyi, gitmekle kalmak arasında yorulan yanını kimse sormadan fark edebilmektir aşk.

Ben seni yalnızca güzel olduğun için sevmedim; güzelliğinin kimsenin bilmediği yerlerinde sakladığın o ince hakikati sevdim. Dünyaya karşı güçlü dururken bir omuzda dinlenmek isteyen yanını, her şeyi başarabilecekken bazen hiçbir şey yapmak istemeyişini…

Çünkü insan ruhu, çelişkilerinden arındırıldığında değil, çelişkileriyle kabul edildiğinde özgürleşir.

Ve kadın… Bazen bir ömür boyu beklediği şeyin büyük bir aşk olduğunu sanır. Oysa belki de aradığı, sevilmek için kendinden vazgeçmek zorunda kalmadığı bir ilişkinin huzurudur.

Ben sana hükmetmek istemiyorum; seni anlamanın, seni değiştirmekten daha büyük bir bilgelik olduğunu öğrendim. Özgürlüğünü daraltmadan yanında durmayı, korkularını küçümsemeden elini tutmayı, bana ait olmadığını bilerek seni her gün yeniden seçmeyi…

İşte aşk, tam da burada başlar: Bir insanı kendine bağlamakta değil, kendisi olarak kalabileceği bir dünya sunmakta.

Çünkü bir kadının kalbinde iz bırakmak, ona kendisini ne kadar sevdiğini anlatmak değildir; senin yanındayken kendisine ne kadar yabancılaşmadan yaşayabildiğidir.

Ve ben, sevgilim, seni kazanmayı bir zafer saymıyorum. Benim için asıl mucize, özgür iradenle yanımda durman ve her sabah, dün de seçmiş olsan beni, bugün yeniden seçmek istemendir.

Zira aşkın en olgun biçimi, iki insanın birbirinde kaybolması değil; birbirine yaklaşırken kendi varlığını da daha derinden keşfetmesidir.

Seni, bana ait olduğun için değil; kendin olarak kalabildiğin hâlde benimle olmayı seçtiğin için seviyorum.
Aşk
Kadın, yalnızca sevilmek istemez;
anlaşılmanın sessiz mucizesini de arar.
Çünkü bazı yaralar vardır,
bir başkasının dokunuşuyla değil,
nihayet görüldüğünü hissetmekle iyileşir.
Bir kadının kalbine giden yol,
çiçeklerin güzelliğinden değil,
solduğunda bile neden sustuğunu anlayabilmekten geçer.
Gülüşünün ardındaki tereddüdü,
sessizliğinin içindeki cümleyi,
gitmekle kalmak arasında yorulan yanını
kimse sormadan fark edebilmektir aşk.
Aşk

Ben seni yalnızca güzel olduğun için sevmedim;
güzelliğinin kimsenin bilmediği yerlerinde
sakladığın o ince hakikati sevdim.
Dünyaya karşı güçlü dururken
bir omuzda dinlenmek isteyen yanını,
her şeyi başarabilecekken
bazen hiçbir şey yapmak istemeyişini…
Çünkü insan özü,
çelişkilerinden arındırıldığında değil,
çelişkileriyle kabul edildiğinde özgürleşir.
Ve kadın…
Bazen bir ömür boyu beklediği şeyin
büyük bir aşk olduğunu sanır.
Oysa belki de aradığı,
sevilmek için kendinden vazgeçmek zorunda kalmadığı
bir ilişkinin huzurudur.
Aşk

Ben sana hükmetmek istemiyorum;
seni anlamanın, seni değiştirmekten
daha büyük bir bilgelik olduğunu öğrendim.
Özgürlüğünü daraltmadan yanında durmayı,
korkularını küçümsemeden elini tutmayı,
bana ait olmadığını bilerek
seni her gün yeniden seçmeyi…
İşte aşk, tam da burada başlar:
Bir insanı kendine bağlamakta değil,
kendisi olarak kalabileceği bir dünya sunmakta.
Çünkü bir kadının kalbinde iz bırakmak,
ona kendisini ne kadar sevdiğini anlatmak değildir;
senin yanındayken
kendisine ne kadar yabancılaşmadan yaşayabildiğidir.
Ve ben, sevgilim,
seni kazanmayı bir zafer saymıyorum.
Benim için asıl mucize,
özgür iradenle yanımda durman
ve her sabah,
dün de seçmiş olsan beni,
bugün yeniden seçmek istemendir.
Zira aşkın en olgun biçimi,
iki insanın birbirinde kaybolması değil;
birbirine yaklaşırken
kendi varlığını da daha derinden keşfetmesidir.
Seni, bana ait olduğun için değil;
kendin olarak kalabildiğin hâlde
benimle olmayı seçtiğin için seviyorum.
Aşk

Bir kadını sevmek,
yalnızca gözlerine bakıp güzelliğini görmek değildir;
bazen gülüşünün neden yarım kaldığını,
bazen de her şey yolundaymış gibi konuşurken
içinde hangi cümlenin sustuğunu anlayabilmektir.
Çünkü insanın kalbi,
her zaman söyledikleriyle açılmaz;
bazen söyleyemediklerinin yanında
kendini güvende hissettiğinde aralanır.
Aşk
Bir Kadının Kalbinde Saklı Olan
Bir kadını sevmek, yalnızca gözlerine bakıp güzelliğini görmek değildir; bazen gülüşünün neden yarım kaldığını, bazen de her şey yolundaymış gibi konuşurken içinde hangi cümlenin sustuğunu anlayabilmektir.

Çünkü insanın kalbi, her zaman söyledikleriyle açılmaz; bazen söyleyemediklerinin yanında kendini güvende hissettiğinde aralanır.

Bir kadın senden mucizeler beklemeyebilir, ama verdiğin sözle davranışın arasındaki mesafeyi sessizce ölçebilir. Sana anlattıklarını nasıl taşıdığına, en kırılgan hâlindeyken onu nasıl gördüğüne, haklı olduğunda bile kalbini incitip incitmediğine bakabilir.

Ve belki de aşkın en az konuşulan gerçeği şudur: Bir insanın sana duyduğu güven, söylediğin güzel sözlerden çok, o sözlerin zaman içindeki karşılığında büyür.

Sevgilim, ben senin kalbinde bir hükümdar olmak istemiyorum. Duygularını yöneten, kararlarını belirleyen, hayatını kendi varlığımla daraltan biri değil…

Kendi düşüncelerini korkmadan söyleyebildiğin, benden farklı olduğunda sevgimi kaybetmekten çekinmediğin, başarılarınla gurur duyarken kendi ışığını kısmak zorunda kalmadığın bir hayat arkadaşı olmak istiyorum.

Çünkü seni sevmek, seni kendime benzetmek değildir; senin kendin olarak kalışına bütün kalbimle saygı duyabilmektir.

Biliyorum, bazen geçmiş konuşur insanın içinde. Eski bir kırgınlık yeni bir sessizliğe karışır, bir zamanlar yaşanan hayal kırıklığı bugünün kapısını temkinle açtırır. İnsan, bir daha incinmemek için bazen en çok sevdiği kişiden bile uzaklaşabilir.

İşte o anlarda sana ne hissetmen gerektiğini söylemeyeceğim. Seni anlamak için dinleyecek, yanlış anladığımda kendimi savunmadan önce seni yeniden duymaya çalışacağım.

Ama senden de bir şey isteyeceğim: Beni geçmişinin bütün gölgeleriyle yargılama. Bana kendimi anlatabileceğim bir alan bırak. Çünkü aşk, iki insanın birbirini kusursuz bulması değil; kusurlarının arkasında saklanmadan birbirine dürüst kalabilmesidir.

Ben senin her isteğini yerine getirerek seni mutlu edeceğimi sanmıyorum. Bazen aynı fikirde olmayacağız, bazen farklı yönlere bakacağız. Fakat aramızdaki sevginin, farklılıklarımızı birbirimize karşı kullanmadığımız bir olgunluğa dönüşmesini istiyorum.

Çünkü bir kadının kalbinde kalıcı olmak, onun duygularını yönetmeyi öğrenmek değil; kendi duygularını senin yanında özgürce yaşayabileceği bir güven kurmaktır.

Ve ben seni yalnızca bana yaklaştığında değil, kendi dünyana döndüğünde de seveceğim. Kendi hayallerin olduğunda, benden bağımsız kararlar verdiğinde, bazen yalnız kalmak istediğinde…

Çünkü yakınlık, iki insanın arasındaki mesafeyi her zaman sıfırlamak değildir; mesafe varken bile bağın değerini koruyabilmektir.

Bir gün saçlarına sonbahar düşecek, yüzümüzde yılların ince izleri belirecek. Belki bugün bizi heyecanlandıran bazı şeyler zamanla anlamını değiştirecek.

Ama ben, yılların ardından da karşımda yalnızca sevdiğim kadını değil, her gün yeniden tanımaya değer bulduğum eşsiz bir insanı görmek istiyorum.

Sana her sabah aynı sözleri söylemektense seni her sabah biraz daha iyi anlamayı, seni kendime bağlamaktansa birlikte kalmayı özgürce seçmeyi istiyorum.

Çünkü aşkın en olgun hâli, birinin hayatında vazgeçilmez olmaya çalışmak değil; iki insanın birbirini mecburiyetten değil, anlamdan, güvenden ve gönüllü bir bağlılıktan ötürü seçmeye devam etmesidir.

Sevgilim, seni bana ait olduğun için değil; kendi hayatının sahibi olduğun hâlde benimle ortak bir hayat kurmayı seçtiğin için seviyorum.

Ve eğer bir gün aşkımızın ne olduğunu sorarlarsa, sana verdiğim çiçekleri saymayacağım, söylediğim sözleri sıralamayacağım.

Şunu söyleyeceğim:

Birbirimizin yanında kendimiz olmaktan korkmadık; sevgimizi, özgürlüğümüzün karşısına değil, yanına koyduk. Ve yıllar geçtikçe birbirimizi kaybetmemek için değil, birbirimizi gerçekten tanımak için sevdik.
Aşk
Bir kadın senden mucizeler beklemeyebilir,
ama verdiğin sözle davranışın arasındaki mesafeyi
sessizce ölçebilir.
Sana anlattıklarını nasıl taşıdığına,
en kırılgan hâlindeyken onu nasıl gördüğüne,
haklı olduğunda bile kalbini incitip incitmediğine bakabilir.
Ve belki de aşkın en az konuşulan gerçeği şudur:
Bir insanın sana duyduğu güven,
söylediğin güzel sözlerden çok,
o sözlerin zaman içindeki karşılığında büyür.
Aşk

Sevgilim,
ben senin kalbinde bir hükümdar olmak istemiyorum.
Duygularını yöneten,
kararlarını belirleyen,
hayatını kendi varlığımla daraltan biri değil…
Kendi düşüncelerini korkmadan söyleyebildiğin,
benden farklı olduğunda sevgimi kaybetmekten çekinmediğin,
başarılarınla gurur duyarken
kendi ışığını kısmak zorunda kalmadığın
bir hayat arkadaşı olmak istiyorum.
Çünkü seni sevmek,
seni kendime benzetmek değildir;
senin kendin olarak kalışına
bütün kalbimle saygı duyabilmektir.
Aşk

Biliyorum, bazen geçmiş konuşur insanın içinde.
Eski bir kırgınlık yeni bir sessizliğe karışır,
bir zamanlar yaşanan hayal kırıklığı
bugünün kapısını temkinle açtırır.
İnsan, bir daha incinmemek için
bazen en çok sevdiği kişiden bile uzaklaşabilir.
İşte o anlarda sana
ne hissetmen gerektiğini söylemeyeceğim.
Seni anlamak için dinleyecek,
yanlış anladığımda kendimi savunmadan önce
seni yeniden duymaya çalışacağım.
Ama senden de bir şey isteyeceğim:
Beni geçmişinin bütün gölgeleriyle yargılama.
Bana kendimi anlatabileceğim bir alan bırak.
Çünkü aşk, iki insanın birbirini kusursuz bulması değil;
kusurlarının arkasında saklanmadan
birbirine dürüst kalabilmesidir.
Aşk

Ben senin her isteğini yerine getirerek
seni mutlu edeceğimi sanmıyorum.
Bazen aynı fikirde olmayacağız,
bazen farklı yönlere bakacağız.
Fakat aramızdaki sevginin,
farklılıklarımızı birbirimize karşı kullanmadığımız
bir olgunluğa dönüşmesini istiyorum.
Çünkü bir kadının kalbinde kalıcı olmak, onun duygularını yönetmeyi öğrenmek değil; kendi duygularını senin yanında özgürce yaşayabileceği bir güven kurmaktır.
Ve ben seni yalnızca bana yaklaştığında değil,
kendi dünyana döndüğünde de seveceğim.
Kendi hayallerin olduğunda,
benden bağımsız kararlar verdiğinde,
bazen yalnız kalmak istediğinde…
Çünkü yakınlık, iki insanın arasındaki mesafeyi
her zaman sıfırlamak değildir;
mesafe varken bile bağın değerini koruyabilmektir.
Aşk

Bir gün saçlarına sonbahar düşecek,
yüzümüzde yılların ince izleri belirecek.
Belki bugün bizi heyecanlandıran
bazı şeyler zamanla anlamını değiştirecek.
Ama ben,
yılların ardından da
karşımda yalnızca sevdiğim kadını değil,
her gün yeniden tanımaya değer bulduğum
eşsiz bir insanı görmek istiyorum.
Sana her sabah aynı sözleri söylemektense
seni her sabah biraz daha iyi anlamayı,
seni kendime bağlamaktansa
birlikte kalmayı özgürce seçmeyi istiyorum.
Çünkü aşkın en olgun hâli,
birinin hayatında vazgeçilmez olmaya çalışmak değil;
iki insanın birbirini mecburiyetten değil,
anlamdan, güvenden ve gönüllü bir bağlılıktan
ötürü seçmeye devam etmesidir.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 10:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!