Karşı Pencere Şiiri - Ömer Yücekaya 2

Ömer Yücekaya 2
117

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Karşı Pencere

ı
Lisedeydim onu ilk gördüğümde
Şimdi kırkım bitmek üzere…

Bembeyaz gelinliği ve masmavi gülüşü ile
Babil prensesleri gibi inmişti gelin arabasından
Bir gülümsemişti
Sokağın nefesi kesilmişti

Bakakalmıştım
Güzellik denen kavramın nasıl bir şey olduğunu
Ben o gün kavramıştım.

ıı
Daha sonrada çok gördüm onu
Makyajlı, makyajsız
Çıplak ve giyinik halleri ile
Ama hiç değişmedi en güzelin o olduğu

Bir keresin de
“o bu mahalledeki her kadından güzel” dediğim de
Bir hafta küs kalmıştık annemle
Gönlünü alabilmek için
Az mı çiçek götürdüm valide sultana

ııı
Dranas’ın “Fahriye ablası”
Uşaklıgil’in “Bihter’i”
Sebahattin Alinin “Kürk Mantolu Madonna’sıydı”
Ah öyle güzeldi ki…
Güzelliğinden aynalar çatlardı.

O sokağa çıkınca
Dokuz nokta dokuz şiddetinde sallanırdı şehir
Esas duruşa geçerdi çarşı pazar
Bilumum esnaf tayfası işi gücü bırakır
Aç gözlerle onu süzerdi
Evli erkekler of üstüne of çekerken
Şehrin bekarları çaresizlikten komaya girerdi

Bazen, arsız bir rüzgar uçururdu eteğini
Bir kahkaha atardı
Allah sizi inandırsın Mahalleyi kuş çığlığı basardı

ıv
Lise sonda, yeki-dü’ye düştü zarlar
Ve yattı bütün kuponlar

“Kumar borcu namus borcu” diye
Kapıya dayanınca açgözlü simsarlar
Yalnızlığa ipotek etti onu
Alna dayanmış bir altı patlar

Sepya fotoğraflar gibi sarardı gülüşünün rengi
Artık ne zaman görsem onu yalnızdı
Islığını yitirmiş bir rüzgar gibi sessiz
Yolcusuz limanlar gibi ıssızdı

v
O ölümcül yalnızlıkta başladı o pencere sohbeti
Sessizce sızdı içimize ateşle barutun o şehvetli dumanı
Farkına varamadık
Fark ettiğimizde ise, artık çok geçti!

Evrim geçirmiş bir aşk ya da aşkım’sı bir şey miydi
Bilmiyorum
Bildiğim
Lirik bir senfoniydi
Hiç uyanmak istemediğim bir rüya kadar güzel
Hiç duyulmadık bir masal kadar özeldi

Pencerelerin karaltısında
Gizli bir geçit bulmuştuk mutluluğa giden
Dört kitabın dördünde günah olsak ta
Çözüp aşkın firuze düğmesini
Kırbasından döke saça su içen bedeviler gibi
Döke saça içmiştik aşkı


Üniversite bittiğinde, soldu bir şeylerin rengi
Bütün sorular sorulmuş ve bir o kadar cevapsız kalmıştı
Soru işaretleri
Çoğalan beklentilerle kirlendi sular
Paslı acılar çıktı kınından
Ağırlaştı aşkın dayanılmaz hafifliği

Sondan bir önceydi
Buluştuğumuz o köhne sokağın kuytusunda bana sımsıkı sarıldı
Bana daha öncede çok sarılmıştı
O gün bebeğini cami avlusuna bırakan bir anne gibi sarıldı
Gözyaşıyla ıslanmış dudakları ile beni defalarca öptü öptü..
Tam gidiyordu
Yine sarıldı, yine öptü
Ş a ş ı r d ı m!

Eve geldiğimde
Penceresinde “Sahibinden Satılık” ilanını görünce
O gün beni son kez öptüğünü
Ve…
Bazı aşkların bitmesi için yaşandığını
Bazı aşklarınsa…
Biterken başladığını anladım!

Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 4.3.2024 21:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!