Karabağ Terennümleri Şiiri - Nihat Malkoç

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Nihat Malkoç
1906

ŞİİR


32

TAKİPÇİ

Karabağ Terennümleri

I. (Kapı)

Kendilerinin saydı bu yurdu Ermeniler!
Salya sümük saldırdı, kudurdu Ermeniler!

Karabağ bize yuva, Karabağ bize evdi
Hasreti tutuşturan içimizde alevdi

Mahşerin ortasında ayak koptu, el koptu
Canlar sükût eyledi, kopuzlardan tel koptu

Ölüm yağdı göklerden, aynaya çöktü hüzün
Güneşe selâm durdu, geceye dönük yüzün

Dört yandan sıkıştırdı Azeri balasını
Sonunda Ermeniler buldular belâsını

Gönül semalarından havalandı İHA'lar
Alçakların üstüne ateş kustu dehalar

Hocalı'nın aşkına namluya sürdük canı
Yaşamayan ne bilsin bu kutlu heyecanı

Dağların çiçek açtı şimdi kutlu Karabağ!
Beşikteki uşaklar şimdi mutlu Karabağ!

Düşman nice senedir esaret zehri saçtı
Serdengeçti yiğitler hürriyete yol açtı

İki devlet bir millet, hamurumuz kardeşlik
Darda kalınca balam, ona eyledik eşlik

Sabrımızı zorladı onca taşkınlıkları
Görülmeye değerdi o gün şaşkınlıkları

Kardeşin zor gününde abi yardıma koştu
Şahlandı Azerbaycan, zafer toyunda coştu

Yabana yâr etmeyiz toprağını, taşını
Öz yaşımız biliriz gözündeki yaşını

Onca seneden beri hasretinle yandık biz
Bir gün dönecek diye zafere inandık biz

Savaş mahkemesinde esareti boşadık
Eğmedik boynumuzu, elifçe dik yaşadık

Bu sanki bir kıyamet, üfler sur'a Karabağ!
Uygun adım yürürsün, yoktan var'a Karabağ!

Karabağ'da oynandı nice çirkin oyunlar
Bir milim eğilmedi, dimdik durdu boyunlar

Zafere yemin etti Karabağ'ımız bizim!
Gülistana dönüştü gönül dağımız bizim!

O gün bugünden beri başladı kutlu çağlar
Güller kıyama durdu, karanfil açtı bağlar

Kadim ata toprağı düşmana mezar oldu
Gözyaşlarımız dindi, Karabağ gülzâr oldu

Toprağın yüzü güldü, dindirdik elemini
O gün şerefyap ettik Türk-İslâm âlemini

Kanımız pahasına Karabağ'ı savunduk
En çetin zamanlarda bu sevdayla avunduk

Bir millet kenetlendi, yediden yetmişine
Birlikten kuvvet doğdu, kavuştular düşüne

Her karış toprağına canlar serdik Karabağ!
Karakışlardan geçip yaza erdik Karabağ!

II. (Kilit)

8 Kasım'da açtık kapının kilidini
Yüreğimize gömdük Karabağ şehidini

Hocalı'dan biliriz düşmanın niyetini
Kanımızla ödedik bayrağın diyetini

Zaferin destanını söyledi garip ozan
O gün aşkla okundu minarelerden ezan

Silindi dağdan, taştan Ermeni'nin izleri
Karabağ özgürleşti, mutlu etti bizleri

Haddini bilmeyenler, oturdular yerine
Gökten muştular yağdı bu kutlu seferine

Süt beyaza dönüştü Karabağ'ın karası
Hürriyet merhemiyle iyileşti yarası

Zulmü yerle bir etti mazlumların nidası
Mest etti gönülleri ezanların sedası

Kırdı zincirlerini, özgür oldu Karabağ!
Müzmin hastalığına derman buldu Karabağ!

Ermeni kesemedi bu amansız akını
Cebrayıl Rayonu'na diktik zafer takını

İncesu, Ağçay, Terter, Karkar çağladı o gün
Öyle bir mutlandı ki Hazar ağladı o gün

Çapulcu Ermeni'nin defterini dürdük biz
Karabağ toprağından eşkıyayı sürdük biz

Özümüzdeki ateş tutuşturdu çerağı
Çelikten iradeler yakın etti ırağı

Bir millet cephelerde fırtına olup esti
Boş yere konuşanlar, o gün sesini kesti

Kendine yakışanı yapınca nefer o gün,
Çok şükür Karabağ'dan döndük muzaffer o gün

Vatana Kerem olduk, Aslı'mızı bulduk biz
Tarihte eğilmeyen neslimizi bulduk biz

Konuşmanın sırası şimdi sende Karabağ!
Yaşadığın acılar kaldı dünde Karabağ!

III. (Anahtar)

Dudaklardaki sükût konuşmaya evrildi
Alçalmış palikarya, tepetaklak devrildi

Şehitlerin kanıyla karanfiller sulandı
Hürriyet hakikatti, gayri her şey yalandı

Vicdanlara can verdi Türk'ün asil mayası
Kabuslara dönüştü Ermeni'nin rüyası

Menzile varmak için Dede Korkut iz verdi
Kadim çınarın dalı yeniden filiz verdi

İğnenin deliğinden geçenler azat oldu
Şahadet şerbetini içenler azat oldu

Üstümüze gün doğdu, karlı dağlar ardından
Sevinç çığlığı duyduk, soydaşların yurdundan

Hocalı'dan Şuşa'ya hüzünlere daldık biz
Zaferin muştusunu turnalardan aldık biz

Ermenilerin yüzü döndü mora Karabağ!
Kardaşlarım kavuştu yoktan var'a Karabağ!

Tebessüm pınar oldu, kanlı gözyaşı dindi
Yurtlarından kopanlar topraklarına döndü

Çözüldü gönüllerden sabır sarmaşıkları
Leylâ'sına kavuştu Şuşa'nın âşıkları

İtini kopuğunu toprağımızdan kovduk
Kırdık paslı zinciri, sanki yeniden doğduk

O gün bugünden beri söyle ey can hardasın?
Biliyorum mutlusun, gül yüzlü bahardasın

Hürriyete götüren mukaddes bir izdik biz
Karabağ Destanı'nı kanımızla yazdık biz

Karabağ bizim için İstanbul'un eşidir
Hocalı'nın sırdaşı, Bakü'nün kardeşidir

Hak verilmez, alınır; hak eden alacaktır
Karabağ hep Türk'ündü, hep Türk'ün kalacaktır

Çağların göbeğine yazdık seni Karabağ!
Kırmızı, yeşil, mavi şimdi yeni Karabağ!

Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 8.11.2026 15:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!