Trabzon Büyür Gözbebeklerimde...

Mustafa Nihat Malkoç
1336

ŞİİR


19

TAKİPÇİ

Trabzon Büyür Gözbebeklerimde...

…Büyük Fatih’e şükran ve minnet duygularıyla…

Trabzon büyür gözbebeklerimde…
Bir fetih sonrası sevinci yaşanır yüreklerde
Gülümser ufuklar, dağılır karamsar düşünceler…
Dalgalar döver Ganita’nın yosunlu taşlarını
Düşlerim takılır Farozlu balıkçıların ağlarına
Âh, ne güzeldir yağmur sonrası toprak kokuları
Tarihin vitrinidir Ortahisar burçları…

Kül olur hatıralar sonbahar yangınında
Kaynar cadı kazanı, kılıç durmaz kınında

Fatih’in uykusunu süsler fetih düşleri
Hüznün tahtına çıkar saadet gülüşleri

Yankılanır vadiler, rüzgâr taşır sesini
Toprak bağrına basar ecdadın gölgesini

Şimalden esen rüzgâr dağıtır bulutları
Yürek başkentlerine götürür umutları

Gönüllerin Fatih’i kurar aşk otağını
Karadeniz’de açar muhabbetin bağını

Trabzon büyür gözbebeklerimde…
Beşik kertmesidir denizin mavisiyle dağların yeşili
Âh o ince belli bardaklarda içtiğimiz demli çayları! …
Her nefeste hasret dağlar kavruk, yaralı yüreğimi
Ufuklardan güneş doğar, dağılır vadilerin pusları
Hışımla toprağa düşer postalların iri gölgesi
Burçların eteğinde başlar insan hasatı

Kanatlı süvariler koşarlarken ön safta
And içerse bu millet zafer kalır mı lafta?

Tepeler yol verirken, toprak gelirken dile
Rum ordusunda hüzün, kopar büyük velvele

Fatih’in heybetinden yanar, tutuşur dağlar
Dönmeyen yolculara yollar yas tutar ağlar

Fetih anahtarıyla Fatih açarken çağı
Haram olur nefere, sıcak ana kucağı

Körpecik fidanları, toprak saklar bağrında
Gül bahçeleri yanar, kutlu sevda uğrunda

Trabzon büyür gözbebeklerimde…
Çayın demine karışır, geceye gömülür hüzünler
Hüzünler ki kanatır yüreğimin tenhalarını
Hamsilerin kara yazgısı son bulur ağlarda
Yağmur yıkar, rüzgâr tarar dağınık saçlarımı
Bir kemençe nağmesiyle bozulur sessizliğin büyüsü
Horon halkalarında kardeş olur kızı kızanı

Kakmalarla süslenmiş hançer durmaz kınında
Ulvi gayeler yatar ecdadın akınında

Mübarek ezan sesi duyulurken derinden
Topların tesiriyle taşlar oynar yerinden

Nice çağlar kapattı, açtı ordumuz bizim
Al kanlarla sulandı şanlı yurdumuz bizim

Sözlerin yangınında kavruldu her bir hece
Tuğların gölgesinde gündüze döndü gece

Dua iklimlerinde göğe yönelir eller
İnanç vadilerinde gerçekleşir emeller

Trabzon büyür gözbebeklerimde…
Değişmem kuymağını zengin sofralarına
Çay kokar, tütün kokar bacıların kınalı elleri
Bozulmuş sevda bahçeleri, virandır bağlarımız…
Yağmalanan yüreğimde büyütürüm umut kırıntılarını
Hayal kırıklıkları cam kırıklarına karışır ay ışığında
Açar mı yine gönül bahçemizin gülleri?

Kaleler kuşatılır, Fatih verir fermanı
Rüzgâr taşır seherde can evine dermanı

Konuşur kekemeler, mevcudat dile gelir
Yanar gönül sarayı bülbüller güle gelir

Namlunun gölgesinde aşılırken çizmeler
Nur yağar gök kubbeden arza düşer huzmeler

Bakmaz ceddim düşmanın gözünün karasına
Rumlar gözyaşı döker tuz basar yarasına

Bizim inancımızda bayramdır ölüm anı
Fatih’in orduları kazanır imtihanı…

(17 Ekim 2007 Çarşamba/Trabzon)

Mustafa Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 17.10.2007 21:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Derviş Güneş
    Derviş Güneş

    sayın abim tüm siirlerin cok güzel

    Cevap Yaz
  • Hande Caner
    Hande Caner

    Kül olur hatıralar sonbahar yangınında
    Kaynar cadı kazanı, kılıç durmaz kınında

    Fatih’in uykusunu süsler fetih düşleri
    Hüznün tahtına çıkar saadet gülüşleri

    Yankılanır vadiler, rüzgâr taşır sesini
    Toprak bağrına basar ecdadın gölgesini

    Şimalden esen rüzgâr dağıtır bulutları
    Yürek başkentlerine götürür umutları

    Gönüllerin Fatih’i kurar aşk otağını
    Karadeniz’de açar muhabbetin bağını

    bu güzel dizelerle kahve tadında güne başlamak..
    kutlarım efendim.. saygılar...

    HANDE

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Mustafa Nihat Malkoç