Bir ağaç dalı yerine
Televizyon antenine konmuşlardı…Üşümüş ve yorgunlardı.Biri diğerine
sokulmak istedi.Bütün gece uçmuşluğun yorgunluğunu unutarak,
Yürümekle,uçmak arası…
Tökezledi…Ya uçacak ya da düşecekti.O…O hiç birini seçmedi.Daha bir sıkı
sarıldı ayakları.Soğukluğunu hissetti.Tünediği ne olduğunu çözemediği Metelin.
Bu metal ki soğuktu, düz ve kusursuzdu.Tırnaklarını geçirip, tutunamıyordu.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta