Gece yarısı.
Sokak lambası titriyor. Bir kedi, çöp tenekesinin yanında yarım kalmış ekmeği kokluyor.
Kapı çalıyor.
Kadın, ocaktaki çorbanın altını kısıyor. Oğlunun terliği kapının önünde. Birinin teki ters dönmüş.
Kapıyı açıyor.
İki asker. Bir bayrak. Bir de sokağın ortasına düşen o korkunç sessizlik.
Kadının elindeki kepçe mermer zemine çarpıyor.
Çorba taşmaya başlıyor.
Kimse ocağı kapatmıyor.
Karşı apartmanda bir perde aralanıyor. Bir çocuk, babasının omzundan bakıyor. Adam perdeyi çekiyor.
Kadın dizlerinin üzerine çökmüyor. Henüz.
Önce oğlunun odasına gidiyor. Yatağın üzerindeki gömleği kokluyor. Yastığı düzeltiyor.
Sonra pencereye çıkıyor.
Sokağın başında bayrak asılıyor. Bir evin duvarına kırmızı bir ışık vuruyor.
Kadın, oğlunun çocukken çizdiği resmi alıyor.
Resimde bir ev var. Bir ağaç. Bir de el ele tutuşmuş üç insan.
Gökyüzü mavi.
Kadın resmi göğsüne bastırıyor.
Dışarıda birileri “Vatan sağ olsun,” diyor.
İçeride çorba yanıyor.
Ve karşı apartmanda bir adam, sabah işe geç kalmamak için alarmını kuruyor.
Karanlıkta Saklı IşıkKayıt Tarihi : 1.11.2026 00:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!