kaos
gözlerimi açıyorum
göremiyorum kör olduğumu
düşünüyorum
panikliyorum
korkuyorum
başımı durmadan
sağa sola çeviriyorum
deli gibi etrafımda dönüyorum
bir şey değişmiyor
sakinleşiyorum sonra
yatışıyorum
alışıyorum
ellerimi uzatıyorum
yalnızlığa dokunuyor
parmaklarım
çepeçevre sarılmışım
bir soğukluk
bir ürperti
bitmeyen bir titreme
bedenimi sarıyor
içim çekiliyor
belki de ruhum
hissediyorum
karanlığın kapısı açılıyor
kara bir gök kuşağı
arkasında sessizlik
üstüme yapışıyor usul usul
kendini büyüten bir korku
boşluğu sarıp sarmalıyor
içime girmeye çalışıyor
zorluyor saplanıyor
acı
sonra acıyor
tüm hücrelerim
gözlerim ellerim beynim
tıka basa doluyor içerime
yüreğime girmek için deliriyor
bunu anlayamıyorum
soruyorum neden
kara sessizlik bakıyor yüzüme
değil içime bakıyor delip
içiyor beni
beni içine çekiyor
bedenim ruhum aklım
kaybolan bir yel gibi yok oluyorum
anlıyorum ne olduğunu o an
bedeninde başkasını yaşamanın
zaman içine saklandığı anlamı yitirmiş
umursamadan ezip geçiyor
arkasında kalan bir kaos
umursamıyor evren
umursamıyor tapınılanlar
öylesine sürüyor yine
içi boş yaşamlar
olduğu yerde taş
duygusuz et
duygusuz kemik
korkularım heyecanlarım
sevmelerim kederlerim
imgelerle birer birer içimden taşınıyor
bana bakıyorlar etrafımda dönerek
giderek hızla çoğalan bir girdap
dibe çekilen bedenim
karşı konulmaz hız
karanlığa gömülüyorum
korku ile gözlerimi kapatıyorum
bacaklarımı karnıma çekiyorum
yumurta
sperm
cenin
hızla düşüyorum
ne kadar sürecek
kaç saat kaç gün kaç yıl
belki de düşerken öleceğim
ömrümün sonuna gelip
belki de öldüm
bilmiyorum
çok karanlık
görmüyorum
hissediyorum
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 12:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!