Muharrem Özcan Şiirleri - Şair Muharrem ...

34

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Muharrem Özcan

Ufkun bronşuna atılan ilk yumruk deseni ellerinde
tebrik mesaisine başlamadan önce
durup dururken yürüyüşe çıktığın bir vakit
anlatmalıyım sana
dudaklarına bulaşan o pas tadının nereden geldiğini
tarihin kaydedilmemiş ilk kayıp savaşıydın yüksek ihtimal

Devamını Oku
Muharrem Özcan

Ciddi ve azimli veda etmeyeceğim artık kışa
Ki ölü elden çıktı aşk mektuplarım
Kemiklerinden geçmişi okunan dinozorlar gibi
Korkudan koyun koyuna yattım esmer Mabel kızıyla..

Sen, bahara intihar paketleri gibi eldiven ısmarlarken

Devamını Oku
Muharrem Özcan

Şubat Koleksiyonu

9'a 10 kala uyanmalıyım..

Ağaçlar nasıl çağa ayak uyduramıyorlarsa, insan da onlar gibi yalnızlaşıyordu. Ağaçları kesen insan, yalnız kalabilmek için insan avına çıkmayı akıl etti.Bunun sonucu katil ve cinayet kavramlarıydı. Altı üstü ilk insandan bu zamana çoğalmayı seçen insan, artık nasıl azalabiliriz’i sorguluyordu. Bu sorgunun içinde dahi, dahice seviyordum ki seni..

Devamını Oku
Muharrem Özcan

“Nasıl ezberlenir Allah’ım Arapça dua eden insanın Latince kemikleri” *

Çocuk sevinci yüklü uçurtmalar da biraz tanrı olur gece yarısında
Bu tenin çölünde bir vaha da…**

Henüz demirin inançsız kalmasında

Devamını Oku
Muharrem Özcan

“Western salonların şiddetinde
Farklı tenlerde imha pimiydik”


Serüven azizleri gibi
Heba çağında sert içkiler içip

Devamını Oku
Muharrem Özcan

Kıtaları takı olarak kullanma gereğine şaşıyorum
Göğüs uçlarında afrika sallandıkça sütten kesiliyor dünya
Değerli madenlere açılan tek kuyuyken göbek çukurun
İşte tam orada özlemek bir yalnızlık projesine yataklık ederken
Babamın kör ellerine nişan alıyor mevsim
Hangi çocuk sessiz kalır bu vuruluşa diye soracakken anneme

Devamını Oku
Muharrem Özcan

Gözlerimi DNA zincirine asmadan önce
Göğsüme gece renkli bir ilin haritasını çiz
Sence, hangi cesur sokak lambası geçecek yanından?

Yaşamın mezuniyet törenine katılamıyor diye yetişkinliğim
Ültimatom yayınlamış annem

Devamını Oku
Muharrem Özcan

Ses ve soluğum şimdi, çökmüş geceye kattı iftiharın kaypağını
belki nedensiz bir ihtivadır kırışık yüzüm
yüzüne baktıkça kararan
heybetim belki arduvaz değil
yapışacak bir pelte dildi söz ve kaygan
sayısız telaşa soyunmak varken ense kökünde

Devamını Oku