Kanlı Ter Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5407

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Kanlı Ter

Bir büyük ateş içimizde yanar,
Suçlunun kalbi hep derinden kanar,
Zalim olanlar bu dünyayı kınar.
*
Biter aniden yaşanılan zaman,
Her şey silinir kalır acı yalan,
Kalpleri yıkandır o kalan talan.
*
Susar vicdanlar yara açar derin,
Esmez rüzgarı buralar çok serin,
Bulunmaz asla dünyada hiç yerin.
*
Başlar içinde bitmeyen bir savaş,
Zehirli sular akar yavaş yavaş,
Kötülük saran ruhlarda var telaş.
*
Çıkmaza girer yürünen bütün yol,
Ceza denilen kılıç keser sağ kol,
Acıyla dolar kadehler taşıp bol.
*
Tutmaz bedeni titreyen garip el,
Yıkar dünyayı kopan o kara yel,
Gözlerden akar çağlayan gibi sel.
*
Görmez gerçeği kör olan iki göz,
Yanar içerde tükenmez kara köz,
Boğazda düğüm yarım kalır her söz.
*
Ceza kuşatır kalbi sarar keder,
Günahın yükü ruhu zehir eder,
Bir anda biter hayat geçer gider.
*
Karanlık yolda yürünür hep yalnız,
Yüzler gülmüyor dudaklar çok tatsız,
Gökler kararmış geceler çok ıssız.
*
Adalet arar kendine bir durak,
Her taraf yanmış ovalar çok kurak,
Günahkar olmak ne ağır bir tuzak.
*
Kesilir rüzgar alınmaz bir nefes,
Boşluğa düşer yankılanan her ses,
Dünya denilen koca demir kafes.
*
Suçlunun kalbi hep zehrinden vurur,
Gözyaşı akmaz pınarları kurur,
Mahşere kadar ceza böyle durur.
*
Çekilen dertler zindanda bir hayat,
Ruhu eziyor bu karanlık tokat,
Kapanır yollar kalmaz kolda takat.
*
Yıkılır dağlar silinir bütün iz,
Cezada yalnız kalacağız hep biz,
Dökülür yaşlar bükülür iki diz.
*
Suçlu olana bulunmaz bir ilaç,
Tutsak ruhumuz aydınlığa çok aç,
Karanlık yolda takılır taştan taç.
*
Gözyaşı dökerken yaralı yürek,
Cezayı çeker kırılan şu direk,
Boşluğa düşer çırpınan kelebek.
*
Ağlamaz gözler susar bedende dil,
Suçun izini gözyaşı ile sil,
Ateş yaklaştı gerçeği artık bil.
*
Gözlerden akıp dinmiyor kanlı yaş,
Vurur başına zalim elinden taş,
Ceza içinde eğiliyor her baş.
*
Saplanır kalbe acı veren bir ok,
Çekilen dertler buralarda pek çok,
Cezadan başka gidecek bir yer yok.
*
Uyan gafletten bir rüyada yol al,
Kararmış kalple sen burada boş kal,
Zehir taşıyor kırılan her bir dal.
*
Üşütür ruhu bitmez kara ayaz,
Ne kadar yansan acıtır bu çok az,
Kapanmış defter kalemle baştan yaz.
*
Sona eriyor umut dolu bakış,
Üstüme çökmüş bitmeyen soğuk kış,
Bu zindanlardan bulunmaz bir çıkış.
*
Ateş içinde yanar benim tenim,
Söylenmez oldu ismim ve bedenim,
Bu ağır ceza bilmem ki nedenim.
*
Dağıldı gökten o kapkara bulut,
Her şeyi bırak yalanları unut,
İnsanı yıkar taştan yapılan put.
*
İkiye böler dünyayı ağır sır,
Ceza dediler bitmeyen bir asır,
Bozulur zincir demirleri hep kır.
*
Çekilip sular her taraf kalır boş,
Dertler bitmiyor sen arkasından koş,
Karanlık zindan sokaklar çok nahoş.
*
Bırak dünyayı sen uzaklara git,
Batarak sessiz karanlıkta sen yit,
Atıl zindana karanlıktadır bit.
*
Ceza bağında açmıyor gonca gül,
Yanar bedenler ateşte olur kül,
Sırları saklar yüzü örten bu tül.
*
Doğmuyor güneş kararmış gökte ay,
Suçların çoktur istersen baştan say,
Kırıldı artık gerilmiyor hiç yay.
*
Derin sularda bulunmuyor bak boy,
Kurudu kanlar tükenir giden soy,
Günah yükünü sen uzaklara koy.
*
Mahşer yerinde kurulur büyük gün,
Silinir gider yaşanılan o dün,
Kesilir sesler biter hep koca ün.
*
İnsanı boğar o acı hıçkırık,
Zindanda bulunan ayna hep kırık,
Sönüp gitti o görünen son ışık.
*
Vurdu zincirler aktı kanlı bir ter,
Ceza kesildi hesabını sen ver,
Zalimin yurdu dümdüz olur her yer.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 18.08.2026 04:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!