Kanlı Ter Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4808

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kanlı Ter

Bir büyük ateş içimizde yanar,
Suçlunun kalbi hep derinden kanar,
Zalim olanlar bu dünyayı kınar.
*
Biter aniden yaşanılan zaman,
Her şey silinir kalır acı yalan,
Kalpleri yıkandır o kalan talan.
*
Susar vicdanlar yara açar derin,
Esmez rüzgarı buralar çok serin,
Bulunmaz asla dünyada hiç yerin.
*
Başlar içinde bitmeyen bir savaş,
Zehirli sular akar yavaş yavaş,
Kötülük saran ruhlarda var telaş.
*
Çıkmaza girer yürünen bütün yol,
Ceza denilen kılıç keser sağ kol,
Acıyla dolar kadehler taşıp bol.
*
Tutmaz bedeni titreyen garip el,
Yıkar dünyayı kopan o kara yel,
Gözlerden akar çağlayan gibi sel.
*
Görmez gerçeği kör olan iki göz,
Yanar içerde tükenmez kara köz,
Boğazda düğüm yarım kalır her söz.
*
Ceza kuşatır kalbi sarar keder,
Günahın yükü ruhu zehir eder,
Bir anda biter hayat geçer gider.
*
Karanlık yolda yürünür hep yalnız,
Yüzler gülmüyor dudaklar çok tatsız,
Gökler kararmış geceler çok ıssız.
*
Adalet arar kendine bir durak,
Her taraf yanmış ovalar çok kurak,
Günahkar olmak ne ağır bir tuzak.
*
Kesilir rüzgar alınmaz bir nefes,
Boşluğa düşer yankılanan her ses,
Dünya denilen koca demir kafes.
*
Suçlunun kalbi hep zehrinden vurur,
Gözyaşı akmaz pınarları kurur,
Mahşere kadar ceza böyle durur.
*
Çekilen dertler zindanda bir hayat,
Ruhu eziyor bu karanlık tokat,
Kapanır yollar kalmaz kolda takat.
*
Yıkılır dağlar silinir bütün iz,
Cezada yalnız kalacağız hep biz,
Dökülür yaşlar bükülür iki diz.
*
Suçlu olana bulunmaz bir ilaç,
Tutsak ruhumuz aydınlığa çok aç,
Karanlık yolda takılır taştan taç.
*
Gözyaşı dökerken yaralı yürek,
Cezayı çeker kırılan şu direk,
Boşluğa düşer çırpınan kelebek.
*
Ağlamaz gözler susar bedende dil,
Suçun izini gözyaşı ile sil,
Ateş yaklaştı gerçeği artık bil.
*
Gözlerden akıp dinmiyor kanlı yaş,
Vurur başına zalim elinden taş,
Ceza içinde eğiliyor her baş.
*
Saplanır kalbe acı veren bir ok,
Çekilen dertler buralarda pek çok,
Cezadan başka gidecek bir yer yok.
*
Uyan gafletten bir rüyada yol al,
Kararmış kalple sen burada boş kal,
Zehir taşıyor kırılan her bir dal.
*
Üşütür ruhu bitmez kara ayaz,
Ne kadar yansan acıtır bu çok az,
Kapanmış defter kalemle baştan yaz.
*
Sona eriyor umut dolu bakış,
Üstüme çökmüş bitmeyen soğuk kış,
Bu zindanlardan bulunmaz bir çıkış.
*
Ateş içinde yanar benim tenim,
Söylenmez oldu ismim ve bedenim,
Bu ağır ceza bilmem ki nedenim.
*
Dağıldı gökten o kapkara bulut,
Her şeyi bırak yalanları unut,
İnsanı yıkar taştan yapılan put.
*
İkiye böler dünyayı ağır sır,
Ceza dediler bitmeyen bir asır,
Bozulur zincir demirleri hep kır.
*
Çekilip sular her taraf kalır boş,
Dertler bitmiyor sen arkasından koş,
Karanlık zindan sokaklar çok nahoş.
*
Bırak dünyayı sen uzaklara git,
Batarak sessiz karanlıkta sen yit,
Atıl zindana karanlıktadır bit.
*
Ceza bağında açmıyor gonca gül,
Yanar bedenler ateşte olur kül,
Sırları saklar yüzü örten bu tül.
*
Doğmuyor güneş kararmış gökte ay,
Suçların çoktur istersen baştan say,
Kırıldı artık gerilmiyor hiç yay.
*
Derin sularda bulunmuyor bak boy,
Kurudu kanlar tükenir giden soy,
Günah yükünü sen uzaklara koy.
*
Mahşer yerinde kurulur büyük gün,
Silinir gider yaşanılan o dün,
Kesilir sesler biter hep koca ün.
*
İnsanı boğar o acı hıçkırık,
Zindanda bulunan ayna hep kırık,
Sönüp gitti o görünen son ışık.
*
Vurdu zincirler aktı kanlı bir ter,
Ceza kesildi hesabını sen ver,
Zalimin yurdu dümdüz olur her yer.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 18.08.2026 04:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!