Neden geldik buraya, kimiz aslen?
Bir çamur hamuru, üflenen nefes!
Yaşıyla yoğrulup, dertle beslenen;
Dünyaya atılmış kanatlı kafes
Bak, ağaç dökerken sarı yaprağı
Bahara ermeye nasıl soyunur
Göklerin lütfudur öpen toprağı
Yağmurla yeryüzü suya doyunur.
Görmez mi kör gözler, suyun akışın?
Taşları oyarak yol bulur heves
Bahara gebedir, zemheri kışın,
Son bulur bedende, emanet nefes
Mevsimler dönüyor, rüzgâr divane
Savrulur harmanım, danem dökülür
Şu cihan dediğin harap virane,
Tuğlası kerpiçtir, bir gün sökülür
Yetimin yaşında boğulur derya,
Görmezden gelenin kalbi taştandır.
Uyanır mı insan biterse rüya?
Süzülen damlalar kanlı yaştandır
Koparılan canı duyan var mıdır?
Bir kuru yaprağız rüzgâr önünde
Bizi bu yollarda yoran kâr mıdır?
Unuttuk yoksulu bayram gününde
Varlığa sevinme, yokluğa yanma,
Nefis doymaz açtır kulu doydukça
Gördüğün rüyayı hakikat sanma,
Gölgeler büyütüp kibre daldıkça
Ey insan, kibrinden silkelen uyan!
Hevesler uğruna yanma ey sakın!
Bir garip handayız, göçümüz yakın
Var mıdır ecelin sesini duyan?
Göz görmez, kalp duyar asıl gerçeği
Kabuğu kırıp da öze inmeli.
Ruhunda kanayan mahzun çiçeği,
Sonsuzluk suyuyla yuyup silmeli
Gelin ey dostlar, bir yola girelim,
Hırstan ve kibirden soyunup üryan
Kalpleri sevgiyle örüp dürelim,
Olsun gönlümüz merhamete kalkan
Sen, ben, zan değiliz; hepimiz biriz,
Aynı çamurdanız, aynı nefesten
Gün gelir aslına döner cismimiz,
Kuşlar uçar gider dar-ı kafesten
Ertan Hurmanlı
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 03:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Acizane




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!