ölüm erken iner akşamlara sinsidir kucaklaması
pusuda bekleyen kangren yalnızlıklar öter dallarda
sesini dinlersin ıslık ıslık rüzgarın, içinde erir kemiklerin
soğuk derin, fısıl fısıl sürten gözlerine karanlık derin
durma geç yalayarak akşamın sis kokan penceresini
sana dil ucuyla ölüm fısıldayacak korkusuz puhu
açıp ellerini konmasını bekler ismini bilmediğin cesaret
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını