Yolları adım adım takip edelim de
Elleri bıçaklanan işçileri görmeyelim
Gülümseyerek doğuran anneleri de
Görüp sancılarını hiç hissetmeyelim
Avuçlarımızı açalım, semayı gezdirelim
Çarpışan sesler bulutlarda gezinsin de
Ardımıza bakmadan çayırları seyredelim
Kırılan camdan kalpler hafiflemesin diye
Öldü mü kanadı sarılı kuşlarım?
Kafesi mi bilirsin sen, uçmayı bilsen de
Kollarına yastık olmuş giden mektuplarım
Sefalet düşer yarım kalan sözlerinde
Otur karşıma, dinle derdimi; vardır bir şeyim
Al altınlarımı, gözlerin yaşla dolsa da
Dostumsun sen, yaramasa da akçelerim
Gitme, kal; bari sen dursaydın özünde
Dağlardan gel yanıma, bir şey yaz de
Mürekkep biter elbet, kalemimin ucunda
Kalelerden başlar düşer garip bir hikâye
Duyun beni, sayfalar kederlenir gecelerde
Feryat etmem kalplere, makassız gezerim
Benim olsa da dünyalar, kalmaz ellerim
Markaları gezerim, benim olmasa da yerim
Divanda ceylanım var, su içirir ellerim
Yolumun izi adımlarımın gezdiği yerlerde
Elbet bir elma gibi büyür, ağaçlanırım
Ağaçlanmasam da ismim kalır zihinlerde
Bari cesurdu derler, zorluk bilmez bakışlarım
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 00:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Uzun zamandır İstanbul'da olmam hasebiyle şiir yazamıyorum. Dostum olan Kalemime bir feyrat, bir konuşma niteliğinde.. Haneye hayırlı olsun...




Kaleme
TÜM YORUMLAR (1)