Kalbur Üstü Kelimeler

Ali Özkan Asafoğulları
275

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Kalbur Üstü Kelimeler

ZAMAN’LA

Giderken,
‘’Üzülme, unutursun. Bulursun başka, zamanla’’ dedi.
Gülümsedim!
‘’Düşünme sen. Bu acılar başa bela, hem aşka zam, anla’’ dedim…
Ve ekledim.
‘’Yine de sen; Gönlünün zembereğini hep, aşka zamanla!’’

Antakya, 06 Kasım 2016
Ali ASAFOĞULLARI

***

UNUTAMAZSIN

İster uzağa git
İster uzaya…

İster buza bas yangınını
İstersen tuza…

Sen beni ömrünce
Unutamazsın…

Antakya, 10 Mart 2016
Ali Asafoğulları

***

PELESENK

Işığım ol benim
Bırak sana dönsün tümüyle bedenim
Sen bilmesen de
Bırak!
Hüzünlerinden,
Üzmelerinden değil
Huzmelerinden beslensin yüreğim…
Sen bilmesen de
Bırak!
Yaşama sebebim…
*
Islığım ol benim
Bırak da notalara döksün, dudaklarım adını
Sen bilmesen de
Bırak!
Melodik dualarla bestelensin aşkımız…
Vuslatı olsun…
Ya da olmasın…
Ne fark eder?
Sen bilmesen de
Bırak!
Gizlice öpsün dudaklarım alnını!
Ya da
Dudakların mısralarımı…

Bursa, 09 Ocak 2020
Ali Asafoğulları

***
14 Şubat

Deliye her gün bayrammış ya!
Enikonu,
Benimki de o hesap işte…
Dünü... Bugünü... Öbür günü,
Ne fark eder?
Âşık adama her gün,
Sevgililer günü...

Antakya, 14 Şubat 2019
Ali Asafoğulları

***
Acım

AĞLARKEN.
KESİK KESİK NEFES ALAN ADAMLARIN ACISINI
HENÜZ HİÇ BİR ŞAİR, RESMETMEDİ NOTAYA!

Antakya, 15 Eylül 2017
Ali Asafoğulları

***

Ağlayan Adam

Ağlayasım gelmiş; Ağladım demin…

*

Saçlarıma ayaz değdi, gri bir dona seğirtti gün.
Başım, omuzlarıma ağır geldi, öne eğildi…
Gözyaşlarım, yerçekimine yenildi!

Ben ‘bana’ sağırım bugün…

Antakya, 05 Mart 2018
Ali ASAFOĞULLARI

***

Ama Ben

Eğer ben Tanrı olsaydım;
Gözlerinin güzelliğine boyardım gökyüzünü
Kullarım üzüldüğü zaman
Gökyüzüne bakıp da unutsunlar hüzünü

Eğer ben Tanrı olsaydım;
Ruhunun güzelliğini verirdim tüm insanlara
Acılar, yokluklar, savaşlar, gözyaşları
Çoğaldığı an;
Acılar sevinçlere...
Yokluklar varlığa...
Savaşlar barışa...
Gözyaşları mutluluğa dönüşsün...
Kullarım hep mutluluğu bölüşsün...

Ama ben;
Tanrı değilim ki...

Sarımazı, 02 Temmuz 1994
Ali ASAFOĞULLARI

***

ALDANIŞ

Apansız bastırdı bu sonbahar
Haber vermeden geldi kış
Beklemiyordun böyle tipi,
Böyle fırtına;
Bilmem geçer mi ki bu titreyiş,
Bu ritmik sıtma…

Aşk denilen şey bir deli kuşun!
Ne denli saçma…
Artık iflah etmez beni bu büyük vurgun!

Sus… Ne olur sus…
Ağzını açma
Sakın ha… Sakın deme!
Ve hıçkırarak ağlama…
Öylesine doydum ki sahte sevdana;
Hayır… İnanmam, inanmıyorum
Beni sevdiğini söyleme…

Sus… Acıma sancı ekleme!
Bitti artık bitti, anlıyor musun?
Bir daha dönmem sana
Beni bekleme…
…………………..BENİ BEKLEME…

Ankara 29 Mart 2000
Ali ASAFOĞULLARI

***

ARA

‘BİR ARA VEREYİM’ DEDİM
BAKTIM
BİRAYA VERMİŞİM KENDİMİ!
YİNE DE
SEN BİR ARA
BENİ ARA
BİR AYA KALMASIN!
E Mİ?

Antakya, 31 Temmuz 2019
Ali Asafoğulları

***

Arayış

Kaç kat olduğunu
Bilmesek de arşın
Herkes içinde
Bir bitmez arayışın...

Kimi esmer derdinde
Kimiyse sarışın...

Gözün kara renginde
Köz’ünse ala...
Kaşın yaya denginde
Dudağın bala...

Kalmışız ortasında
Manasız bir yarışın...
Belli olmasa da zamanı
Mutluluğa varışın...

Kimi hayal peşinde
Kimiyse aşın...

Kimi de ben gibi
Bir ümitsiz aşkın...

Bursa 12 Ocak 2009
Ali Asafoğulları

***

O Şarkı

Sevdiğim,
Bahar yağmurları mevsimi
…Geldi de geçiyor bu elden
Yapraklar koşuşuyor hâlâ
Kurumaya yüz tutmuş
…Çimenlerin üstünden
Amaçsız bir kaçış bu
Öylesine… Amansız…
İçimi titreten,
…Yüzümü yakan bu lanet yelden!
Uçuşuyor da uçuşuyor cancağızım
Sapsarı gazeller uçuşuyor,
Bahçeler, yollar boyunca
Ve sonra…
Ve sonra, yüreğim burkuluyor birden
Radyodan yükselen sesle, usulca…
Sevdiğin o şarkıyı duyunca…

KHO Ankara, 31 Ekim 1999
Ali ASAFOĞULLARI

***
Benim gecenin bu saatinde pencereni gagalayan. Şiir!
Yaşadığı sevgi fırtınasını, kendi kalbine bile itiraf etmekten çekinen, zavallı yüreklerin tercümanı…
Sakın… Sakın yalan gözlerle bakma yüzüme! Anlarım…
Bil ki aşkı çoğaltmakla geçti, bütün anlarım… Sağım, solum, önüm, arkam… Kısacası bütün yanlarım, söbe!
Aşk: Korkakların yanından bile geçmez, canlarım! Yurduna uğramaz yalancıların! Dünyayı umursamaz. Dik başlıdır, isyankârdır, yasaları dinlemez…
Milliyeti yoktur. Deri rengi bilmez… Yaş farkı gözetmez! Irk ayrımı yapmaz… Cekete, kravata, markaya bakmaz… Diplomayı, kartviziti, etiketi takmaz… Para, pul, at, yat, kat, han hepsi hikâye… Aldanmaz…
Aşkı kandıramazsınız, günah sinmiş bakışla ya da sadece kabuktaki nakışla… Yakışıklılık, güzellik beş para etmez… Hele ki pazarlık eden yârle muhabbet de etmez!
Unutma!
Âşık olmak, haktır! İzin gerekmez… Bazen pat diye gelir, bazen ağır ağır çıkar merdivenlerden. Gelir, yerleşir, insanı değiştirir… Dünyayı güzelleştirir…
Asidir. Dik başlıdır. Boyun eğmez… Hak yemez. Yedirtmez de hakkını! Dedikoduları duymaz… Suçlamaları dinlemez… Eleştirilere güler geçer…
Hz. Yusuf’un dediği gibi;
‘’Aşk kutsaldır. Kirli gönüllerde yuva yapmaz!’’
Yani Aşk; Daima onu hak edeni seçer…
Hatırla;
Ben bilge bir nehirim. Ve asırlardır sürer bu devinim…
Upuzun bir öyküdür bu. İnsanlığın cenin haliyle başlar ve sonsuza dek sürer, gider…
Benim gecenin bu saatinde pencereni gagalayan;
Yaşadığı sevgi fırtınasını, kendi kalbine bile itiraf etmekten çekinen, zavallı yüreklerin tercümanı… Şiir!
Perdeleri aç… Rüzgârı savur… Camları parçala… Ve kırık kanatlarımla beni, koynuna al…

Antakya, 10 Ekim 2010
Ali Asafoğulları

Ali Özkan Asafoğulları
Kayıt Tarihi : 26.6.2020 00:02:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!