yalnız başımaydım bulutları saymayı marifet bildim
sensiz beklediğim ilk yağmurda
içimde yaktığın yıldız ormanlarını söndürmek istedim
binlerce yaktığın bu ben miyim
yanmak göğe bakmayı öğrenmektir
saman çöplerine asılır umutlarım bol hayal memnuniyet
itaat ve savaş günleri esirgenmemiş ömrümde yıkıcı
saklamam ihanetimi
bu şehrin her haliyle birlikteyim
yarımsız
kalmamasız
hiçbirli
kalıcılı
beraberdik aslında
nereye nasıl gittiğimizin bir önemi yoktu
gidiyorduk ya
şarkılarımız vardı
senin dünya güzeli duruşun
ömrümü kendine esir eden duruşun
I.
elimi eteğimi çekmedim
sabahları seni düşünerek yürümekten
ilerilerde aydınlığa hazır
geniş geniş ağaçlar
soylu kahkahaların yorgunuyuz belki
çağla ağacının güleç yeşilinde tutuk
çocukluğumun taşlı yollarındaki grilerde
aşılamayacak ekmek kırıntıları anısıyla
ve sofrayı dizlerime çektiğimde aklımdaydın
bulut uçlarına değen ilk karanlıkta da hâlâ
başlangıçlarım benim olmadı hiç
yanlış anlaşılmalarıma su içirsene
her şey saçmalığın danıskasıydı
sen ben kent ve yankısız adımlarımız
flüt renkli bir çocukluk yağmur sonrası
bakımsız ve eski camlardan aşağı gökkuşağı
beni bırak
gözlerin hep yanımda nasıl olsa
beni bırak
gözlerin peşimi bırakmaz nasıl olsa
aha bak
anladın sanırım
ağaçlara başlayınca o dalgın umarsızlık
herşeyim sen
yapraklar mı döküldü
saçlarındır yapraklarım
tel tel bir hayal ormanı
bir yazının ilk harfi kadar özelsiniz çaresiz
bir şiirin ilk mısrası kadar aydınlatıcı
şarkıda seslerin sustuğu nokta bir nefeslik sizi sevmek
yüreğim çello siz yay okşayan ruhumu




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.