seni herşeyim olan hiçbirşeyime dağladım kesik kesik
düz çizgi değildir havai sınırsız ağzının kenarı seher yordamı
çıtırtı yapmadan ölür şairliğin paylaşmak tutkusu utançsız
kerem alevi olur gece sırrakadem gülüşler bekler savmayı yalanını
gülüşler yalanları ağlamaklar bekler ayrılığını mevsim mevsim
biz serçelerin su içişine mahkum
aradığım gülmelerin özetinde yoktun
hazinliğimi sakınınca evrenden çok eskice
yeni olan sadece yolların vefasıydı kör bitişlerde
avlular ıssız
yaz kırıklıklarıyla çökerken kalbim
...düşlerimde acıyı unutmayı denedim
derya mı umman mı desem aynı mı sonu
yorgun kıyı boyu yaralı bıldırcın sürüsü
babamın ölümü kırgın tadımlık mı yoksa
yılmanın dalgalanmanın kusmuş gürültüsü
bulutlar boşa mı gitti siyah mı söyle eni sonu
taşeronumdu kalbim
ben böyle hep emanet sevda işçisi
sana uçurumlardan yollar yapan
yeryüzü işyerim
mesaimse göğe ayarlı
koridorlarım karanlık
sahipsiz bir korkuya yakalanıyorum
adımlarının gölgesiyle avunmayı bıraktım
yıldızlarla zamana ihanet etmekten
hiçbir şeye başımı kaldıramıyorum
sense başka bir göksün
öyküsü şimşekten üşürüm
duman saçlı ormanlara benzer yüzüm
gün eskir mi demeden ağlamaya hazır
sokak tozları yutup anılarda bile
kokunu aramanın hızıyla gergin...
arkadaşlarla koştuk umuda
paylaştık sade somunu
çöp yüzdürürken
kirli bulanık sularda
berrak dünyalara dair hayallerle çoğaldık
parasızdık
hiçsiz bir şarkı
hiçli ağlayışsın
hiç söylenmemiş
kimselerin bilmediği bir
sona varışsın
kaybolduğun sokağı arıyor kabusum
aklım mektup anılı ağaçlarda bir yandan
dargın bakışın en sevdiğim pencere
gökyüzünden kıskanıyorum gözlerini
bırak gözlerinin ucuna ben damlayayım
göğü de unutma bir yandan
eli açık
acılarımızın
yağmur sonrası duruluğu
kalabalık
gözlerim akşam sefası böceklerin
isimsiz romanımsın




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.