kendime az
ölüme fazlayım
kendimdeki kendime zarardır eksikliğim
sendeki fazlalaşan gökyüzü bende azalan bir yağmur şimdi renkli dünyalı ter tuzlu
herşey herşey değildir aşkta
yolun başında olmaktır çünkü tad kırıklığı
durgunuz işte
durulduk aşklarımızla
farklıyız artık
yüreklerimiz hazır farklı maceralara
her yeni insan yeni bir macera
en basit tanışma yaşamla ölüm arasında nasılsa
gecenin ortasında bir köy
yalnızlık uyumsuzluğu
uyumsuzluk yalnızlığı
yıldızlar isyankar geceye
köy beyaz bir taş
yıldızların asi çocuğu
günlüğüm oldun
yazmakla bitimsiz
dağınık dünyalarımın derleyicisi
gecesi derlenmiş rüyalarımın
rüzgarı yoran o saçlarına takıldı hecelerim
sar beni kumral ormanına
sapak yolların oğluyum
kendini bilmez sabah yağmurlarıyla yıkadım
gönül penceremi
durulduğum sulardan sor uykusuzluğumu
deniz kızı saçlım
bugün öğlendi
gözlerimin kılcal damarları
bir güz bataklığı kadar gündüzlere küstü
serin ölümlere alışmak istemiyorum anla
ben uykusuz ölmeliyim
tanrıya sana taptığımı ispatlarcasına
canım sıkılınca
evlerin son temaşasına özenirdim
yol ortalarında olanları paylaştın benimle
gerisini ise zamana bağışladın bence
muammalı balkonlarda
sararsın alevlerimi
ölüme bir şey bırakmaz gözlerin
öfkem bir sana söner
bilirsin
iç rüzgarım kırılır
erik çiçeklerinde yağmur
nasıldı tangomuz
nerdeydi yağmurun ritmiyle yüreklerimizin ıslandığı
istanbul ilk defa küskün duyuyor musun vapurların acı çığlıklarını
ben martısız vapurum
sen vapursuz martı
çigan boğazın suları güneşle




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.