sıcak çikolata tadında ısındı kanım
saçlarındaki latin havaya
ben küçük burjuva sosyalizan
sen ailenin küçük ve şımarık kızı
ah lepiska lepiska kısa kıpkısa saçlım
mavisi havana'lı şose yorgunum
1.
sana ulaşan bir yanım olsaydı
en azından kalırdı kalbimin bir kıyısı
çöl azgınlığında bu riyakarlıkta
kendimi reddetme sabahlarımda
önümüzde penceresiz bir deniz
küçük bir odadayız
acıya şaşmıyoruz
aramızdaki güneş olunca...
gündüzleri yalnız uyuduğumda
rüzgar arkadaş değil
iyi ki çınarlar var...
ıhlamurlar çocuklaşmışlar
defneler erken olgun
bir akşamüstü ufkuyum ben anlasan artık
mimozalar açılırken sonsuzluğumuza
beynime çaktığın sorusuzlukla taşıyacağım kendimi
dudaklarından aşırdığım lal boşluğa
ve çocukluğum kadar tuzlu ve ılığım
yalnızlığımı terkedişlerine
kuraklık gelir
karabasanla uyanır beklememek
gözü açılır mı bilmem
günleri kovalamanın...
mezarı gömülür
seni unuttum aşkınsa bende
herşey kötü şiirler çirkin
uyku doyumsuz
düşünmek yok istanbul'u
akşama durmuşluğun sanki babamın ölümü
çağırırdı ya sokaklar cam gözlerine
o ıslığı bulutların laciverde döndüğü anda
bir huzur melodisi olurdu
kaldırımlara oturmuş ağaçların yaprak hışırtıları
sarıyı severdim ama unutmazdım
gözlerinin kavuniçi aşkımı arayışını
kasırga rüyalarıyla büyüttüğüm
şakası bile korkunç olan yağmursuzluksun
hiçbir buluşmamda aklımdan ayırmadığım
uğrunda aşacak deniz bulamadığımsın
balkonlara hapsettiğim son bakışım...
ayakları korkak ilk akşamlara kalmayım
beni ilkin sen bıraktın bu iklimsizliğe
şimdi bu kurşunîde kendim
bu duman kokulu kışlarımıza hasta
ve üzerimizden geçen aceleyi tanımadan
kalıyorum duraklarında




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.