Genetik kalıntılar gibi geçmişten gelen bir hayatın devamını yaşıyoruz. Oyuncuları ve seyircileri olduğumuz bir hayat… iki tarafı tura olan bir para ile, yazı tura oynanan…
Oyunun dışında kalanlar, oyuna alışamayanlar kara listede, kara listede beyaz harfler gibi duruyorlar… yazıyı ve yazgıyı değiştirmek için uygun bir şekilde yerlerini almaları bekleniyor… iyi bir yazar çıkmıyor bu hayattan. Çıkmayacak harfler sıkışmadan…
Sıkışıp ateş almadan…
***
Söze doymuş insanlara söylediğim zaman sözlerimi, cama çarpmış gibi yaralı bir şekilde buluyorum. Yaralı sözler nasıl görevini yerine getirebilir? Güneşte mum ışığı gibi fark edilmiyor.
Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
Devamını Oku
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler
Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta