Her gün sabahleyin sanki bir seyahate hazırlanır gibi erkenden kalkardı.Çünkü kabulleniş zor bir duyguydu. Adam, bu duyguyu yenmek için en eğlenceli yöntemi bulmuştu. İşe değil, gezmeye gidiyor gibi hareket ediyordu.. Adam için öncelikle gezmeye gider gibi hazırlanmak onun sabahlarının en özenli keyfiydi.
Evden çıktığında yapması gereken şey, yol boyu göreceği güzel manzaraları, dağları, ormanları, barajları görebileceği dürtüsünü ön plana çıkarmaktı. Halbuki bu kurguları yıllardır yeniden, yenileyerek binlerce kez zaten kurmamışmıydı?
Ama yapabileceği tek şey kendini hem psikolojik hemde yol güzergahının getirebileceği bütün olumsuzluklara hazırlamak değil miydi? Zaten o da her gün işte onu yapıyordu.
İşe her geliş,gidişin uzun medafelerinin
Stresinden sonra rol değişiminin zorluğunu, gün boyu çalışılarak geçirilen zamanın geri dönüş aşamasının daha zor şartlarda gerçekleşeceğini zaten biliyordu.
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta