Biriktirdiğin her keşkede, geçmişin hayaletlerine bir ev verirsin zihninde. Oysa bugün durduğun yer, düştüğün ya da takıldığın o eski taşların üzeri değil. Yürümeye devam etmek istiyorsan, cebindeki ağırlıklardan vazgeçmek zorundasın.
Neyi bırakman gerektiğini en çok sen biliyorsun. Seni çürüten kırgınlıkları, eksik kaldığına inandırıldığın anları, sırf yaşandı diye sürdürmek zorunda hissettiğin bağları... Hepsini gürültünün içinde bırak.
Gitmene izin verilmeyen bir masada ısrarla oturmak, kendine yaptığın en büyük haksızlıktır. Sandalyeni çekip kalkmayı bilmelisin.
Unutmak, yaşananları yok saymak ya da kendini kandırmak değildir; yaşananların bugününü zehirlemesine izin vermemektir. Yüklerini bıraktıkça hafifleyecek, hafifledikçe kendi adımlarını yeniden duymaya başlayacaksın.
Dünyanın senden çaldığı ne varsa, hepsini gürültüde bırakıp geç. Şimdi sadece göğsündeki o ritme, kendi nefesine odaklan.
Asaf Eren TürkoğluKayıt Tarihi : 11.09.2026 18:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!