Kendi içine çekilenlerin, nefes almaya çalıştıkça daha çok boğulanların, boğazında o demir yumruyu büyütenlerin saatidir bu.
Kendi hikâyesinin başrolünde, amaçsız boşluğa doğru geri çekilenlerin şiiri...
Gözlerini mühürle, içindeki o devasa, o mağrur boşluğa.
Karanlık, kendi sesini emen dilsiz bir kuyudur artık.
Bir kadının topuk sesleri, Zamanın nabız atışları gibi.
Tak. Tak. Tak.
Merdivenlerden inen, aslında kemikten bir kaledir!
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta