İsyan Büyüyor Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5357

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

İsyan Büyüyor

Zulmü taşımam kanayan yaramda,
Ateşler yanar bu karanlık damda,
İsyan büyüyor kuruyan dünyamda.
*
Mazlumu kana doymadan ezenler,
Zalimin safı içinde gezenler,
Halkın kanıyla hududu çizenler.
*
Kopuyor fırtına çok ta derinden,
Dağlar sarsıldı kökünden yerinden,
Çıkıyor herkes eski siperinden.
*
Başlıyor bitmeyen çetin savaşlar,
Zaman daralır ve gün de yavaşlar,
Korkuyu sarar amansız telaşlar.
*
Büyür içimde hakkın bu kavgası,
Söner mi sandın fakirin sevdası,
Haklı olanın bitmezmiş davası.
*
Silah elinde pusuya dururlar,
Acımadan da sırtından vururlar,
Zalimi nefret içinde korurlar.
*
Emek çalarak pazarda satarlar,
Haram kazançla köşede yatarlar,
Zehrini masum aşına katarlar.
*
Sessizce biter o zifir geceler,
Dilimden düşmez hiç isyan heceler,
Ayağa kalktı ezilen niceler.
*
Saraylarında yaşayan zorbalar,
Altın doludur o kara torbalar,
Zehirle dolu kaynayan çorbalar.
*
Yıkılsın tahtlar kökünden devrilsin,
Masumun ahı hesaba evrilsin,
Namlular artık zalime çevrilsin.
*
Bir isyan koptu sokaklar sesinde,
Hücreler yandı canın nefesinde,
Tutsaklık biter demir kafesinde.
*
Dağları yırtıp karanlık delenler,
Mazlum yüzünden yaşları silenler,
Kahrolsun artık milleti bölenler.
*
Kapanır elbet bu karanlık çağlar,
Acıyla dolan sivil yürek ağlar,
Düşmana geçit vermez yüce dağlar.
*
Ölen çocuklar henüz genç yaşında,
Hainler bekleşir sınır başında,
Kanlar damlıyor mezarın taşında.
*
Umut boğulur mu sokak tozuyla?
Acıyı çektik hep yüksek dozuyla,
Oynadı herkes o hain kozuyla.
*
Çok soğuk geçti bu yabancı diyar,
Kimler ölürken kim çığlığı duyar?
Zenginler sadece kendine uyar.
*
Yürürüz elbet atalar izinden,
Vurulup düştük o yorgun dizinden,
Asla dönmeyiz biz dava sözünden.
*
Zorlu hedefler inançla aşılır,
Sahte dostların kibrine şaşılır,
Tarihin yükü omuzda taşınır.
*
Hep uzaklara dalıp gider gözler,
Yürekte yanar sönmek bilmez közler,
Tükendi bitti umut veren sözler.
*
Köle satarak kurdular bir pazar,
İşçiye kazıldı koca bir mezar,
Bu destanı ancak kayarto yazar.
*
Demir dişliler sanayi çağında,
Güller kurudu zenginin bağında,
Kurtlar uluyor isyanın dağında.
*
Şehirleri hep ateşle yakanlar,
Yoksul halkına tepeden bakanlar,
Zulme susarak sel olup akanlar.
*
Sömürü çarkı asla geri gitmez,
Ezilenlerin davası da yitmez,
Devrim inancı bu yürekte bitmez.
*
Bedenleri sarar tüm o acılar,
Dinmek bilmiyor bu keskin sancılar,
Dünyada doymadı mülke hancılar.
*
Fırtına koptu dalgalı denizde,
Korkudan eser bulunmaz ki bizde,
Yürürüz elbet bu aydınlık izde.
*
Güneşle birlikte dağlar yanarken,
Açılan yaralar durmaz kanarken,
Şehitleri hep saygıyla anarken.
*
Cebini doldurur kanlı soysuzlar,
İşçiye bağırır kaba huysuzlar,
Çölde bırakıldı bütün susuzlar.
*
Eşkıyalar kesmiş tüm yollarını,
Bağlamışlar mazlumun kollarını,
Yazmışlar acı dolu sonlarını.
*
Yerde yatanlar bir anda dirilir,
Meydanlara kara örtü serilir,
Kanımızla hak bedeli verilir.
*
Gökyüzüne yükselsin hep ağıtlar,
Yalanlarla dolmuş beyaz kağıtlar,
Askerleri taşıyor bak taşıtlar.
*
Üstümüzde döner kirli oyunlar,
Cellada uzanmış narin boyunlar,
Sanırlar ki halkı sessiz koyunlar.
*
Toprağa nefret tohumu ekerler,
Zindanlarda acıları çekerler,
Meydanlara masum kanı dökerler.
*
Bıktık artık dökülen kızıl kandan,
Vazgeçtik biz artık o tatlı candan,
Baskı gelir durmadan dört bir yandan.
*
İsyan koptu direnişin gücüyle,
Düşmana vururuz hakkın öcüyle,
Namlunun o soğuk kanlı ucuyla.
*
Yiğidin kalbi korkusuzca atar,
Zulmedenler o derin kana batar,
Hainler de zulmü zulüme katar.
*
Saldırırlar hınçla kanlı dişiyle,
Mazlumlar boğuşur ağır işiyle,
Zindanlar dolduruldu çok kişiyle.
*
Duyulur uzaktan kurşun sesleri,
Kesilir masumların nefesleri,
Yarım kalmış gençlerin hevesleri.
*
Yazıldı kanla çok acı bir yasa,
İçimizde büyüdü kara tasa,
Adaleti sattı kurulan masa.
*
Çöktü üstümüze yıkılan çatı,
Şahlandı isyanın yılmayan atı,
Merhamet bekleme yürekler katı.
*
Yıkılacak o aşılamaz duvar,
Bozkırın yiğidi düşmanı savar,
Bu devrim seli de zalimi kovar.
*
Kapanmaz göğsümün derin yarası,
Zalimlerin bitmez bu yüz karası,
Geldi hesap sorma o hak sırası.
*
Bu dünyadan haksız yere göçenler,
Zindanlarda zehir suyu içenler,
Emeği tarlada ucuz biçenler.
*
Dağıldı evler sönüyor ocaklar,
Yetim doldu o sımsıcak kucaklar,
Sırtımıza saplandı kör bıçaklar.
*
Sömürü düzeni vahşet eseri,
Sokakta turluyor patron serseri,
Korkmaz kayartonun şanlı neferi.
*
Engeller kurulur ama aşılmaz,
Zenginin çaldığı mülke şaşılmaz,
Bu ağır pranga elde taşınmaz.
*
Söylenen yalanlar kafayı yarar,
Kirli siyasetler milleti sarar,
Verildi sokakta en son bu karar.
*
Uğruna feda ettim tatlı canı,
Toprağı sulasın işçinin kanı,
Yıkılsın ağanın o yalan hanı.
*
Keşmekeş içinde çırpınır eller,
Özgürlük şarkısı söylüyor diller,
Bendi yıktı coştu isyankar seller.
*
Bacada dumanlar kederli tüter,
Umudun ışığı bir anda biter,
Çekilen çileler canlara yeter.
*
Yıkılmaya mahkum kurulan düzen,
Hesap verecektir fakiri üzen,
Tarihe gömülür işçiyi ezen.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 11:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!