Hani sonbahar yaprakları düşer ya yavaş yavaş,
Hani Haydarpaşa'ya yaklaşan bir tren,
İstanbul'a varmanın sevinciyle çalar düdüğünü,
İşte İstanbul'da böyle başlar yaşamak için verilen savaş,
Hani bir ezan sesi yankılanır kulaklarında,
Şantöz kızlar hep aynı şarkıları okur Beyoğlu'nun sokaklarında.
Kimi iman ile koşar cuma namazına camiiye hani,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
kırdayım..
sadi’nin çayhanesinde.
masa tahta,
demlik bakır,
bardaklar cam,
gam değil istanbul da olmamak..
karşımda sen,
gözlerinde istanbul...!
kırdayım..
baki’nin meyhanesinde.
masa tahta,
testi toprak,
testi benim.
şarap sen...
doluyum boğazıma dek..
gam değil istanbul da olmamak..
karşımda sen,
gözlerinde istanbul...!
İstanbul kadar İstanbul şiiri.Sadece hani kelimesi çok kullanılmış.Hani o da az olsa iyi olurdu.
Tek kelimeyle mükemmel bir anlatım.Sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta