İstanbul bugün benim gibi ağlıyor
Ölümlerin yüreğini dağlıyor
Çaresizlik yana yakıla dizlerine vuruyor
Daha on dört yaşındaki o çocuk
Su birikintisinden geçerken
Elektrik akımına kapılıyor
Islanmasın diye ayaklarından çıkardığı
Elindeki ayakkabılarıyla son adımlarını atıyor
Altı ay önce toprağa verdiği
Babasının, dizlerinde uyusun da büyüsün
Mahallesi Balat’ın akın akın gözyaşları
"Islanmasın" dediği ayakkabılarına
Hüngür hüngür dolup taşıyor
Anne ağıdı yollara göğü söken sel oluyor
İstanbul çok ağlıyor
Evlat acım tekrarlanıyor, yeniden tazeleniyor
İstanbul bugün benim gibi sıcak ağlıyor
Boyumu aşan gözyaşımı akıtıyor
Ölülerin kabirleri gözyaşı taşıyor
Taşlar mezar olunca ağlar
Yağmurlar hıçkıra hıçkıra ciğer yakar
İnsanı ateşe acı çevirir
Acı, suyunu insanla kaynatır
Gözyaşlarını yakıcı akıtır
Yanaklarını alev alev acıtır
İstanbul bugün gözyaşlarımı tekrarlıyor
Gözyaşı yarana tuz basar
Ağladıkça canın daha da yanar
Sende bir hüzün mevsimi doğar
Fırtına ayağa kalkıyor
Kırılmış kolum kanadım
Bir mezar uykusu yoklar da yoklar
Toprak annemin dizleri beni sallar
İstanbul bugün benim gibi hazin ağlıyor
Uykusu kaçmış uyumaz; ağlar da ağlar
Cama vuran damlalar canda sızlıyor
Rüzgâr figanımı tekrarlıyor
Ebedi uykusundaki uykusuzluğum
Gözlerimde, sözlerimde akıyor
Taş beşikteki can parçama
Gidip gelip "Uyan" derim, uyanmaz
O "Beş dakika daha..." deyişleri
Uyandırmam için zorlar da zorlar
Dere yatağında gözyaşım akar
Gözyaşım ak yatağıma taşar
Hiç ağlamadığım kadar ağlıyorum
İstanbul hiç ağlamadığı kadar ağlıyor...
Sevgi Gül İlkanKayıt Tarihi : 16.10.2026 03:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Doğaçlama bir şiirdi. 18.10.2026 tarihinde düzenledim. Şiir bu haliyle demini almış oldu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!