Domates fındık oldu,
Vicdanlar zındık oldu,
Rezillik mantık oldu,
İster gül, ister ağla.
Bal sandığın şerbetten,
Her karanlık bir aydınlığı saklar içinde,
Çilelerimin karasevdanı sakladıkları gibi,
Izdıraplarımın,
Yalnızlığımın,
Umarsızlığımın sakladığı gibi.
Her karanlık gecemde senin aydınlığın,
Benim karakterim değildir sensiz olmak;
Gururum kırılır gururlar içinde,
İki elim böğürlerimde kalır
Ve iki ayağım bir pabuçta.
Ben ben olmaktan çıkar giderim
Sonuçta.
Kalbim sanki bir insan,
Nasıl ağlıyor bazen,
Ne bir yaz, ne bir hazan
Edemedi teselli.
Kalbim kırık ve yorgun,
Çıkma aklımdan,
Varsın sızlasın kemiklerim sızım sızım,
Varsın yanıp kavrulsun yüreğim,
Ağlayacakmış gözlerim, varsın ağlasın,
Düğüm düğüm düğümlensin hançerem,
Kalsın iki ayağım bir pabuçta
Nedense her zaman aklıma gelir
Kasaba girince canavarlığım.
Ruhum çengellerden, etten iğrenir;
Karşıma dikilir o hunharlığım.
Ne zaman bir yeşil çayıra bassam
Selam melam verme sakın,
Haydi geç geç, geç yanımdan.
Dalgınlıktan görme sakın,
Haydi geç geç, geç yanımdan.
Ben demirim, yüreğim taş,
Beklemeyle eremezsin,
Gösterilse göremezsin,
Öğretilse bilemezsin,
Hele harca birkaç ömür.
Bunun cayıp durması yok,
Ey derviş, bu yola girdinse eğer;
Cevabı çift dikiş sormadan öğren.
Kavrayışlı olmak övgüye değer,
Üstadı aşırı yormadan öğren.
Zaman verilmiştir sayılı bize,
Kuşlar olmasa; neye yarar mavi gökler,
Balıklar olmasa; ak sular, mavi sular,
Çiçekler olmasa; darılar, böcekler, kelebekler,
Yapraklar olmasa; dallar, ağaçlar ne işe yarar?
Sen olmasan ben neye yararım,
Senin için bir ömür boyudur elkızı, ellerkızı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!