İsmet Akdoğan Şiirleri - Şair İsmet Akdoğan

0

TAKİPÇİ

1972 Beytüşşebap-Pirosan 'da doğdu... İlk-orta ve lise öğrenimini Yüksekova 'da tamamladı. Farklı tarihlerde Anadolu Üniversitesi (AÖF) Turizm-Otelcilik ve Felsefe bölümlerinde okurken, öğrenimini yarıda bıraktı. Çeşitli dönelerde makale, öykü ve şiirler kaleme aldı. Yazarın "Bir Adam Yatıyor Coğrafyamda" adlı yayınlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır.
Halen Kültür, Sanat ve edebi çalışmaları devam etmektedir.
Şair, Çok yakında zamanda yeni şiir ve öykü kitaplarıyla okuyucularıyla buluşacaktır.

İsmet Akdoğan

Bir aşkım olsun, Hiç kimseye benzemesin.

Bir sevgilim olsun, Hiç bir sevgiliye benzemesin.

Bir ömrüm olsun, Hiç bir ömre benzemesin.

Devamını Oku
İsmet Akdoğan

Bir kadın var, Haritaların bittiği o ulaşılmaz Uçurumda. Yükselir kucağında dik memeleri, Fırat'ın çamurundan damıtılmış bir sızıyla; Sütü zehir, rahmi toprağın en derin yara izidir.

Anımsa: Seni doğuran o ana ki, Mezopotamya' nın bereketini Kanla mayalayan; Beni vuran o kahpe ki Sümer tanrıçalarının Öfkesiyle hükmeden.

Güneşe bir adım içeride, kör bir bıçağın ağzında, Bir adımlık solukta biçilirken o kadim ağın; Diz çöker insan; Zira o, etin ve şehvetin en keskin uçurumu, Dünyayı kendi kanında boğam o nihai yıkım.

Devamını Oku
İsmet Akdoğan

Hepsi bir kapıydı, Dokunsan açılacaktı ay yüzüne; Oysa ne çoklar dayandılar, Bir bilsen o kapılara.

Kilitler pas tutmuş, eşikler yorgun, Sessizlik birikmiş menteşelerin ucuna. Geriye dönüp baksak, tozlu bir yol; Kırık dökük anılar serilmiş avucuna.

Bir umut kapısıydı, Bir sevda türküsü... Bilmeden olsa da, Bir hiç uğruna, Katil olduk ikimiz de; Kesik kulak, çukurca mantık.

Devamını Oku
İsmet Akdoğan

Sen gelirsen; Uyanacak uykusunda yanardağlar, Tepeden tırnağa bir alev olacağız.

Hani zamanlar vardır; Suyu durmuş, yürümeyi unutmuş insan.. İşte bu adam öyle, Doğduğu günden beri.

Fakat bu kez yanılmıyorum: Evreni açıyorum sana Ve bir kitap gibi, Bırakıyorum kendimi avuçlarına.

Devamını Oku
İsmet Akdoğan

Esmer bir gece ateşi bu; Düşlerin en mahrem, en kızıl çığlığı. Seni bekleyen o suskunluk, Uyumuyor dizlerimde; Bir baskın anında gece gibi sızlıyor.

Söyledim ya sana dün; Hatırlarsın, Doğu'dan başladık biz o karanlık akşamlara. Güneşe bir adım içerdeyim, Bir adımlık solukta, bahar aşkı...

Esmer bir gece ateşi yine; Biliyor musun, ben neyim? Çukurova akşamlarında, Yorgun bir işçinin nasırlı elleriyim. Söyledim ya sana dün; Hatırlarsın, En çok biz Doğulular suskunuzdur.

Devamını Oku