Havaleden Sonra
O hasta oğlan.
Bir görünüme kilitlenmiş
bir boynuz misali katılaşmış dili.
Sesinde yayılmış ve kalıcı kamerlerin bile
avuntu bulmak istediği
büyülenmiş, solgun bayan öğrenci,
nasıl da yükseliyorsun geçmiş yıllardan ve yaklaşıyorsun.
Kürekler gibi savaştı gözleri
Rahip ikametgâhının bahçesindeki akşam yürüyüşünde
Tez ayak yürüyordu Peder Shawn. Soğuk bir gündü, kasvetli olanlardandı
Siyah Kasım’da. İnip çıkan bir yağmurdan sonra
Çiy durmuştu soğuk terde her bir sapta,
Her bir dikende; sivrilip yükselerek ıslak topraktan, mavi bir sis
Asılıp takılmıştı karanlık perdeli dallarda efsanevî bir balıkçıl misali.
Hepimizin bildiği bir şey
hayat
çok şey getirir beraberinde
çok şey götürür beraberinde
hayata karşı bir garezim falan yok
benim için o kadar da doğal değil artık
Hayat denizi savurup duruyor beni devamlı.
Dalgalardan dağlar çıkarıyor düşman önüme dahası.
Yiğit dümenciler! – Kollayın beni!
Mesrop Mastotz
Hayat dolu şimdi, yoğun, görünebilir,
Ben, kırk yaşında Birleşik Devletler’in sekseninci yaşında,
Yüzyıl sonra ya da yüzlerce yüzyıl sonraki birine bunlar
Henüz doğmamış olan seni arıyor bu dizeler.
Bunları okuduğunda görünebilir olan ben görünmez olurum,
Bırak başkaları oyalansın kemik evlerle...
Elmanın çıplak renklerine sahip dünya:
Irmaklar sürüklüyor kendisiyle
madalyalardan bir zenginliği
ve her yerde oturuyor uysal Rosalína
ve Yoldaş Juan...
Hayatımız bir tekerlek. Gıcırdar kader: “Yukarı! Aşağı!
Yukarı! Aşağı! ” Hepimiz uçup gideriz! Böylelikle
Biçimlendirir bir marangoz beşikleri ve tabutları;
Bu ve şu ölür, fakat marangoz çalışır durur hep.
Dörtnal geçer hayat:
Sanki bir at
Haydan gelip gider huya, heyhat!
Oy, hissederim
nasıl da kötüleşerek yanımda
olduğunu, insanlar arasında utkulu!
Çünkü bilmezsin,
görmediğin binlerce yüzün




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla