İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Nasıl tanıdı üzümler
salkımların birliğini?

Ve bilir misin hangisi daha zordur,
tohumu ekmek mi, hasadı toplamak mı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mutluluk nedir bana anlatır mısınız diye sordum
hayatın anlamını öğreten profesörlere.
Ve binlerce kişinin işini yönlendiren
meşhur idarecilere gittim.
Hepsi kafalarını salladı ve gülümsedi bana
sanki kendileriyle dalga geçiyormuşum gibi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Müzik, uysal sesler ölünce,
Titreşir bellekte -
Kokular, şirin menekşeler sayrı düşünce,
Yaşarlar dirilttikleri duyguların içinde.
Gül yaprakları, gül ölünce,
Yığılırlar sevgilinin yatağı önüne;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl da severim yüzünü! Dağdaki ay şakır yüzün için.
Ve dudakların yanında yabanıl bal acı kalır.
Dipsiz akıntılar gibi kuşatır gözlerini kirpiklerinin yayı.
Rayihalı gül suyuyla dolu bir tas misali, kızıl ağzından içerim.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bugüne dek hep böyle var olageldi bayraklarımız:
Bütün şefkatiyle halk işlemiştir onları,
dikmiştir parçalarını bütün acılarıyla.

Halk iliştirdi yıldızı yanan elleriyle.
Ve kesmiştir bir parçayı ya gömlekten ya da gökkubbeden

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl mı marxist oldum? -
evet.. beyaz ve açık mavi ilkbahar çiçekleri arasında yürüyordum
kardelenlerden hemen sonra açarlar ya hani,
-ve akasyalar, o muhteşem sıcakta
çözülen insan teni kokan çiçeklerle dolup taşmadan kısa bir süre önce
o güzelim mevsimde-

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sana yolculuğu anlattım
Geliyorum dedin.
Ölümü anlattım sana
Kurban olurum sana dedin.
Senin için şiir yazmaya
kalemim yok dedim,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mersiye

Çıkış noktasında. Sis ve buhar arasındaki
bir bataklıkta düşmüş bir ejderha gibi, uzanır
çam ormanlarıyla giyinmiş kıyılarımız. Çok uzaklarda:
sisteki bir düşten çağıran

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pazar kuzusu cızırdar yağında.
Yağ
Feda eder ışık geçirmezliğini....

Bir pencere, kutsal altın.
Ateş değerli kılar onu,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bilmeceyim ben dokuz heceli,
Bir fil, kocaman bir ev,
İki filiz üstünde gezinen bir kavun.
Ey al yemiş, fildişi, kaliteli keresteler!
Mayasıyla kabarmış bu somun büyüktür.
Bu semiz çantada yeni basılmış paradır.

Devamını Oku