Ey Nazlı inci! girdin mi bir gönle çıkmak nedir bilmezsin
Gönül tahtına oturur da koca sarayı viran eylersin
Bütün bir benliği sararsın, ‘beni’ kendin kılarsın
O, yokluk deryasında; O'nda ise bir tek sen kalırsın
Bundan sebep der Fuzulî, O imiş her ne var âlemde
O ki ondan gayrısı kalmamıştır ne evvelde ne âhirde
Nazlı ve kıskançsın, şâşaalı tahtına ortak istemezsin
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta