Ömür ne ki iki kirpik arası
Kırkın bitti, yaşın elli bak gayri
Meselenin tamda geldi sırası
İhtiyarlık künyesini tak gayri
Çift süremez bak yaşlandı öküzler
Anadolu'dan gelir paşamdaki cesaret
Pamuk gibi yüreği gözlerindeki yaştı
Mertti o mertoğlu mert, görmedi hiç esaret
Korkusuz yüreğiyle aşılmaz dağlar aştı
Yürüdü yol kısaldı nazar değdi paşama
Öleydim ben öleydim gündüz döndüm akşama
Bir bakış yetmiyor, gönül gözüme
Ömrümün her günü, nazarım sana
Elim kolum bağlı gönül sözüme
Bilmezsen sevdamı kızarım sana
Ne bilir
Varımız bir damla su kılındık aynı maya
Topraktan yaratıldın taşlar seni ne bilir
Bir nefes aldığım süre kadarım
Sürurum nedendir yolsuzum işte
Gözümün gördüğü yere kadarım
Gururum nedendir hâlsızım işte
Aç kulağını dinle, sana derim ey nefsim
Yetimlerin malına dokunma demedim mi?
Biraz sefalet çektin, Allah kerim ey nefsim
Malım mülkün yok diye, yakınma demedim mi?
Sıkılmış dişlerin kaşların çatık
Kızgınlığın şefkat olsun isterim
Özüne zulümün yetmez mi artık
Kötü nefsin firkat, olsun isterim
Tekbirle yücelsin girdiğin mihrap
Gözleri parlayan, bir gönül için
Methiyeler dizsem, ne güzel olur
Kalbimi harlayan, bir gönül için
Şiirleri yazsam, ne güzel olur
Buharlaşıp uçmasaydın be canım
Kanım kaynar, yüreğimde dem kaldı
Harfler sessiz, sükut halde, bir yanım
Lafügüzaf, cümle sonu, mim kaldı
Nerden bileyim
Meğer ki bürünmüş, ayı postuna
Yolları bozukmuş, nerden bileyim
Yemez yedirirmiş, payı dostuna
Malları harammış, nerden bileyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!