Gururun yüksek rakım, in ege denizine
Dikkat et su kaçmasın, kibirli genizine
Çıktığın yol taşlıdır, inanmam ben izine
Veresiyem kesildi, bundan böyle peşin gel
Muhabbet faslı
Şarkılar söylerdik, şiir okurduk
Kelime kırardık, geceler vakti
Lafları bezedik, tel tel dokurduk
Ehil desin biz dinleriz
Muhabbetin demi olsun
Cahil sussun söz binleriz
Ağzındaki gemi olsun
Bugün kalem, sizi yazar
Kadir kıymet, bil Mehmed'im
Duam odur, görme nazar
Ömür boyu, gül Mehmed'im
Muhammed Mustafa'ya(s,a,v)
Yaratıldı bütün alem
O nu söyler yazan kalem
Ferşten arşa salat selâm
Der Muhammed Mustafa'ya
Sessiz durmak yakışmaz, dişle damak arası
Sükut duran millete, dil oldun sen Mustafa'm
Cahilden hemen sonra, gelince söz sırası
İlim vermeyen yerde lal oldun sen Mustafa'm
Mutluluk istiyorum
Gönül bağım kopmasın arzularım emelim
Yedi cihan taşacak mutluluk istiyorum
Yapı taşım muhkemce demir olsun temelim
Depremleri aşacak mutluluk istiyorum
Ömür ne ki iki kirpik arası
Kırkın bitti, yaşın elli bak gayri
Meselenin tamda geldi sırası
İhtiyarlık künyesini tak gayri
Çift süremez bak yaşlandı öküzler
Anadolu'dan gelir paşamdaki cesaret
Pamuk gibi yüreği gözlerindeki yaştı
Mertti o mertoğlu mert, görmedi hiç esaret
Korkusuz yüreğiyle aşılmaz dağlar aştı
Yürüdü yol kısaldı nazar değdi paşama
Öleydim ben öleydim gündüz döndüm akşama
Bir bakış yetmiyor, gönül gözüme
Ömrümün her günü, nazarım sana
Elim kolum bağlı gönül sözüme
Bilmezsen sevdamı kızarım sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!